KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/14981 E., 2021/8326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 03/11/2021 Çarşamba günü davacı vekili Avukat Sabiha Bilici ile davalı vekili Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının % 10 oranında malul kaldığını, davalının yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maluliyet tazminatının kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 18/03/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 69.344,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; 04/10/2018'de 23.241,00 TL tazminat ödemesi yaptıklarını ve sorumluluklarının son bulduğunu, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 69.344,00 TL tazminatın 04/10/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına; davanın kısmen kabulüne ve 64.133,40 TL bakiye sürekli işgücü kaybı tazminatının 04/10/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ile ekindeki cetvellere uygun biçimde belirleyen 05.03.2019 tarihli uzman doktor heyeti raporunun ve davacı için sürekli işgücü kaybı tazminatını usulünce hesap eden 15/03/2019 tarihli aktüer raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine; davalının ödeme yaptığı tarih (04/10/2018) ile karara esas alınan aktüer raporunun tarihi (15/03/2019) arasında yaklaşık 5 aylık süre bulunduğu,
davalının ödediği miktar ile hesaplanan bakiye tazminatın miktarı arasında açık yetersizlik bulunduğunun ilk bakışta anlaşıldığı dikkate alındığında, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da yerinde görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmayarak zararı ağırlaştırdığını ve müterafik kusurlu olduğunu belirterek tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirecek somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar etmemiş ve indirimsiz tazminata karar vermiştir.
Her ne kadar davacının emniyet kemeri takıp takmadığı konusunda tespit yapılmasını sağlayacak veri dosyada bulunmadığı için, İHH karar gerekçesi yerinde gibi görünse de, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 04/10/2018 tarihli "protokol, sulh, feragatname ve ibraname" başlıklı belgede "emniyet kemeri takmama nedeniyle % 20 müterafik kusur indirimi konusunda tarafların mutabık kaldığı" ifadesine yer verildiği, % 20 müterafik kusur indirimiyle belirlenen tazminatın davalı tarafından ödendiği görüldüğünden, İHH tarafından yapılan inceleme eksiktir.
Açıklanan nedenlerle; emniyet kemeri yönünden tespit sağlayacak delil bulunmasa dahi, davacıda oluşan maluliyetin niteliği ile 04/10/2018 tarihli belgede davacı yanın müterafik kusur indirimini kabul ettiği dikkate alınarak, aktüer raporunda hesap edilen sürekli işgücü kaybı tazminatından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasıyla bulunacak tazminatın hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/14981, K. 2021/8326, 8 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama