İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1569 K.2022/2385

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen muvazaa davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi…

Esas2021/1569Karar2022/2385Tarih14 Şubat 2022Okuma5 dk · 1.088 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/1569 E., 2022/2385 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2022
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.088 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen muvazaa davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili; davalılardan ...'ın borçlu muris İsmail Aslan'ın eşi, diğer davalı ...'ın ise davalı ...'ın yakın arkadaşı olduğunu, davacılar ile murisin aralarının çok iyi olduğunu, birlikte bir çok iş yaptıklarını, murisin ölmeden önce de bir kısım ödemeler yapacağını, ancak geçirdiği kaza nedeniyle yaşamını kaybettiğini, vefattan sonra davalı ...'ın muristen kalan bir kısım borçları ödediğini, davacılara olan borçları da ödeyeceğini sözlü olarak bildirdiğini, davacıların eskiden beri oluşan güven ortamı sayesinde buna inandıklarını, ancak davacıların bir süre sonra icra takibinde bulunmaları üzerine davalı mirasçı ...’ın itiraz ettiğini,

bu süreçten sonra da bir kısım taşınmazı annesine bir kısım taşınmazı da diğer davalı ...'a devrettiğini, ...'ın emekli olduğunu, taşınmazı alacak parasının olmadığını ileri sürerek Antalya Konyaaltı Arapsuyu 12165 Ada 1 Parsel 3 nolu bağımsız bölümün tasarrufunun iptali ile murisin mirasçıları adına tescilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; bonolarda oynama olduğunu, alınan aciz belgesinin olmadığını, davalının eşi öldükten sonra ortada kaldığını ve hiç bir geliri olmadığı için bir kısım taşınmazı satmak zorunda kaldığını ileri sürerek davacıların davasının reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalının dava konusu taşınmazı, alınan bilirkişi raporuna göre rayiç değerinde satın aldığı, davalı ile borçlu arasında akrabalık ilişkisinin bulunmadığı, davalının borçlu Burçin Arslan'ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu yeri sattığını bilebilecek durumda olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar Huriye ve Ömer aleyhine sonuçlanan takibin durdurulması ve iptali davaları kesinleştiğine göre anılan davacıların davalı- borçludan gerçek bir alacağı bulunmadığı görülmekle, Antalya 3. İcra Dairesinin

2013/6791 ve 2013/6793 esas sayılı takip dosyaları yönüyle dava özel şartı yokluğu (kesinleşmiş istenebilir bir alacağın bulunmaması) sebebiyle davanın usulden reddine hükmedilmesi gerekirken mahkemece ispatlanamayan davanın reddine hükmedilmesi doğru değil ise de; ret kararı sonuç itibariyle doğru olduğundan bu hususa değinilmekle yetinildiği, davacı ...'ın iptal istemi yönüyle yapılan incelemede taşınmaz devrine ilişkin satışın da rayiç değere yakın miktar üzerinden yapılmasına göre hadisede İİK 278'inci maddede belirtilen iptal koşullarının oluşmadığı,

yine borçlu ile lehine tasarrufta bulunulan davalılar arasında akrabalık, tanışıklık, iş ortaklığı ilişkisi olduğu iddiası da davacı tarafça ortaya konulup ispatlanamadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-HMK'nın Bölge Adliye Mahkemesince duruşma yapılmadan verilecek kararlar başlığını içeren 353/1-b-2. Maddesinde; “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,duruşma yapılmadan karar verilir.” hükmü düzenlenmiştir.

Somut olayda; ilk derece mahkemesince; davalının dava konusu taşınmazı, alınan bilirkişi raporuna göre rayiç değerinde satın aldığı, davalı ile borçlu arasında akrabalık ilişkisinin bulunmadığı, davalının borçlu Burçin Arslan'ın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu yeri sattığını bilebilecek durumda olmadığı anlaşıldığından davanın esastan reddine karar verilmişken.

Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar Huriye ve Ömer aleyhine sonuçlanan takibin durdurulması ve iptali davaları kesinleştiğine göre anılan davacıların davalı-borçludan gerçek bir alacağı bulunmadığı görülmekle, Antalya 3. İcra Dairesinin 2013/6791 ve 2013/6793 esas sayılı takip dosyaları yönüyle dava özel şartı yokluğu (kesinleşmiş istenebilir bir alacağın bulunmaması) sebebiyle davanın usulden reddine hükmedilmesi gerektiğinden söz edildiğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerekirken yalnızca bu hususa değinilerek istinaf isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

2-Dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre davanın niteliği itibarıyla TBK'nın 19.maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu anlaşılmaktadır.

Yüzeysel bakıldığında iptal davaları ile muvazaa davaları arasında bir benzerlik görülmekte ise de bu benzerlik her iki davanın güttüğü amaçtan öte gitmemektedir. İİK'nin 277. maddesinde sözü edilen iptal davaları borçlu tarafından geçerli olarak yapılmış bazı tasarrufların hükümsüz kılınması için açılırken, muvazaa davası borçlunun yaptığı tasarrufi işlemlerin gerçekte hiç yapılmamış olduğunu tespit ettirmeyi amaçlar.

Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3.kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesinin önlemek amacıyla danışıklı bir işlem yapılması gerekir.

Davacının bu davadaki amacı alacağını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamaktır. Muvazaaya dayalı davalarda davacının icra takibine geçmesi ve aciz belgesi almasına gerek yoktur. Çünkü yukarıda açıklandığı gibi İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde iptal davasına konu tasarruflar özünde geçerli olmasına rağmen kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdiği tasarruflardır.

Muvazaaya dayalı iptal davasında ise davacı muvazaalı işlemle kendisinin zararlandırıldığını

ileri sürmektedir. İİK’nin 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkı davacının genel hükümlere, muvazaaya dayanarak dava açmasına engel değildir. Davacının iddiasını kanıtlaması halinde iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı, alacağın tahsiline yönelik bulunduğu da gözetilerek İİK'nın 283/1. maddesi kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacının taşınmazların haciz ve satışını isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerekecektir.

BK'nun 19. maddesine göre muvazaa nedeniyle açılan iptal davalarında; hak düşürücü zamanaşımı süresi uygulanmaz ve İİK'nın 277 vd.maddelerine göre açılan iptal davalarında aranılan; icra takibine geçilmesi ve aciz belgesi alınması şartı muvazaaya dayanan iptal davalarında aranmaz. Ancak 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlem yapılması gerekir.

Somut olayda.

Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar Huriye ve Ömer aleyhine sonuçlanan takibin durdurulması ve iptali davaları kesinleştiğinden, anılan davacıların davalı-borçludan gerçek bir alacağı bulunmadığı görülmekle, Antalya 3. İcra Dairesinin 2013/6791 ve 2013/6793 esas sayılı takip dosyaları yönüyle dava özel şartı yokluğu (kesinleşmiş istenebilir bir alacağın bulunmaması) sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden söz edilmişse de; davacılardan ..., davalı borçlu hakkında Antalya 3.Tüketici Mahkemesi 2015/33, davacılardan ... ise, Antalya 1.Tüketici Mahkemesi 2015/31 sayılı dosyalarından alacak davası açtıklarını belirtmiştir.

Bu durumda; açılan alacak davalarının kesinleşmesi beklenerek, davacıların bir alacağının olduğunun kesinleşmesi halinde TBK’nun 19. maddesi gereğince dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptale tabi olup olmadığının mevcut delillere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... ve Ömer vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/02/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1569, K. 2022/2385, 14 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1569
Karar No
2022/2385
Tarih
14 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/1569 K.2022/681
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/1569 K.2022/1116
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/1570 K.2022/1491
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1571 K.2022/2381
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/1573 K.2022/1666
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/1575 K.2022/985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.