KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/15877 E., 2022/11684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, 22/11/2019 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin motosiklet sürücüsü konumundayken sakatlandığını ve malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 5.000,00 TL tazminat talep etmiş ve ıslahla talebini 134.773 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin kabulü ile 134.773 TL’ nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, Genel Şartlarda belirtilen belgelerle sigorta şirketine başvurulması gerektiği, davacı tarafından sunulan ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 6/7/2020 tarihli maluliyet raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alındığı, halen iyileşme sürecinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılarak, HMK 115/2 uyarınca başvurunun usulden reddine karar verilmiş, ... kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 22/11/2019 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki yönetmeliğe uygun olması gerekir.
Ancak davacı vekilinin tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde sunduğu 6/7/2020 tarihli raporun kaza tarihinde geçerli olan ilgili yönetmelikte esas alınan 12 aylık iyileşme süresi beklenilmeden düzenlendiği için usulsüz olduğu, ...’ nun 14/12/2020 tarihli ara kararı ile davacının ikametgahına en yakın Devlet Üniversitelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan bizzat muayene edilerek, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde ve illiyet bağını gösteren maluliyet raporunun dosyaya sunulmasının istendiği ve ...’nce bu raporun hükme esas alınarak karar verildiği fakat bu raporun düzenlenmesinde de yanlış yönetmeliğin uygulandığı görülmüştür.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının tespiti için, Adli Tıp Kurumu' ndan ya da üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıkları’ndan kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/15877, K. 2022/11684, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama