KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/16063 E., 2022/16939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; ... İtiraz Hakem Heyetince verilen 01.03.2021-2021/İHK-1315 sayılı kararın süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 16.06.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve % 76 oranında sürekli maluliyeti olduğunu, davalıya müracaat edildiğini ancak 15 günlük yasal süre içerisinde cevap vermediklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL daimi maluliyet tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bilirkişi raporunun tebliğini müteakip talebini 269.698,86 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
... tarafından; başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile 215.759,09 TL'nin 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulüne, sair itirazların reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin adli tıp bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hakem Heyetince hükme esas alınan Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından 17.12.2019 tarihinde düzenlenen adli tıp raporuna göre başvuranın özür oranının %76 olduğu bildirilmiştir. Ne var ki anılan bu raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, 16.06.2018 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16063, K. 2022/16939, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama