KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/16197 E., 2021/5166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2021
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
874 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu ancak davalının eksik ödeme yaptığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik ,100,00 TL geçici iş göremezlik zararının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.083,60 TL geçici iş göremezlik 31.906,40 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 39.990,00 TL’ye yükseltmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 105.052,45 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia,savunma,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, talebin kabulü ile 105.052,45 TL’nin 01/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince yapılan itiraz üzerine itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına,talebin kısmen kabulü ile 31.906,40 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.083,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 39.990 TL tazminatın 01/06/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava; trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça tahkime başvurulurken %11 oranında malul kaldığına ilişkin maluliyet raporu sunulmuş olup, hakem heyetince %11 oran üzerinden alınan hesap raporunda 8.083,60 TL geçici iş göremezlik, 58.120,73 TL sürekli iş göremezlik zararı tespit edilmiştir.Davacı vekili, belirsiz alacak davası açmış olup, hesap raporuna itiraz etmediklerini belirterek bedel belirlemek suretiyle talebini 39.990,00 TL' ye yükseltmiştir.
Davalı tarafın itirazı üzerine hakem heyeti tarafından alınan yeni maluliyet raporunda davacıda %15 oranında maluliyet oluştuğu tespit edilmiş, %15 oran üzerinden alınan hesap raporunda ise 8.083,60 TL geçici iş göremezlik, 96.968,85 TL sürekli iş göremezlik zararı tespit edilmiştir. Bunun üzerine davacı vekilince daha önce belirlenen talebin ıslahı ile dava değeri 105.052,45 TL’ye yükseltilmiştir. Hakem heyetince ıslah gibi talebin kabulüne karar verilmiştir. Davalı taraf hakem kararına itiraz etmiştir.
İtiraz hakem heyetince %11 oranındaki davacı tarafça sunulan maluliyet raporu doğrultusunda alınan hesap raporuna davacı tarafça itiraz edilmediği, davalı tarafça itiraz edildiği, bu suretle davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle artık ıslah edilmiş olsa da %15 maluliyet oranı üzerinden alınan hesap raporu doğrultusunda hüküm kurulamayacağı, bedel artırım dilekçesinin dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle toplam 39.990 TL tazminata hükmedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Öncelikle davacı tarafın itiraz etmediği ilk hesap raporunda 8.083,60 TL geçici iş göremezlik, 58.120,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmıştır. Davacı taraf rapora itiraz etmeyerek bedel artırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik zararının bir kısmını belirli hale getirmiştir. Bu durumda hesap raporuna itiraz eden davalı taraf lehine, ilk hesap raporunda belirtilen rakamlar yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Davacı hakkında artık % 15 maluliyet oranı üzerinden alınan hesap raporu doğrultusunda hüküm kurulamayacağı doğru ise de, dava değeri ıslah edildiğinden ilk hesap raporunda belirlenen 8.083,60 TL geçici iş göremezlik ile 58.120,73 TL sürekli iş göremezlik zararının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan hatalı değerlendirme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK'nın 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 51) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan sözedebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır.
Taşınan veya kullananın yararının sözkonusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir.
Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından sözedilemeyecektir. Hakim, tazminattan mutlaka belli bir oranda indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Davacı davalıya trafik sigortalı araçta yolcu olup davalı hatır taşıması savunmasında bulunmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları gözönüne alınarak soruşturma dosyası da dikkate alınarak araştırma ve inceleme yapılması, BK'nın 43. madde hükmüne göre tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışılması, ( hatır taşıması var ise Dairemiz uygulamasına göre %20 oranında olacak şekilde indirim yapılması ) ile sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli olmamıştır.
4- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16197, K. 2021/5166, 21 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama