KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/16287 E., 2021/7153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/11/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/04/2018 gün 2017/4440 E. 2018/4116 K. sayılı ilamında; “.... davaya konu hayat sigorta poliçesinde dain-i mürtehin ve lehtar kaydı olan dava dışı banka şubesinin davaya kayıtsız şartsız muvafakat vermediği ve bankanın davada taraf olmadığı, davada taraf olmayan kişi leh ya da aleyhine hüküm kurulamayacağı hususları dikkate alınmak suretiyle; davacıların, en fazla murisin ölümünden sonra bankaya ödedikleri bedel oranında dava açma konusunda ehliyetleri olduğu dikkate alınarak hüküm tesisi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre ise; poliçe tanzim tarihi itibariyle davacılar murisine konulmuş kanser teşhisi bulunmadığından, sağlık durumuna ilişkin beyan yükümlülüğüne aykırılığın sözkonusu olmadığı kabul edilerek zarar teminat kapsamında kabul edilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nun 1435. maddesinde düzenlenen, sigorta sözleşmesinin kurulması sırasında doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğü gereği, sigorta ettirenin sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir.
Davacılar murisinin mide ve karaciğerindeki tümörlere ilişkin biyopsi ve teknik görüntüleme de dahil tetkiklerinin, 29.08.2012- 06.09.2012 tarihleri arasında sürdüğü dosya kapsamı ile sabit olup, ciddi tetkikler sürerken poliçenin satın alındığı ve "bilinen tüm önemli hususlar" kavramına bu durumun dahil olduğu gözetilerek, murisin mide ve karaciğerindeki kanser ile ölüm arasında illiyet bağı olup olmadığına ilişkin rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde inceleme ve değerlendirme yapılmayışı da doğru değildir. ” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16287, K. 2021/7153, 20 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama