KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/16536 E., 2022/6911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalılar vekillerince talep edilmiş, davalılar ..., ... ve ... vekillerince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 15/03/2022 Salı günü davalı ... ve ... vekili Av. ..... ve davalı asil ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar ... ve ... vekili ile davalı asil ... dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; davacının 06/09/2010 günü davalı ...'un kullandığı motosiklete yolcu olarak bindiğini, bu sırada davalı ...'in kullandığı, diğer davalı .....'nün sahip olduğu ve davalı ... şirketine sigortalı olan aracın motosiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını ve çalışma gücünü kaybettiğini belirterek 10.000,00 TL maddi ve 90.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; 23/10/2014 tarihli dilekçe ile dava değerini 76.379,45 TL olarak ıslah etmiş, olay tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada; ilk alınan bilirkişi raporuna göre davacıya kusur yüklenerek hesaplama yapıldığını, ancak ek bilirkişi raporunda ise davacının kusuru olmadığı anlaşılarak yapılan hesaplama ile oluşan 13.478,73 TL'lik tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili; manevi tazminatın sigorta teminatı dışında kaldığını, maddi tazminat yönünden kusurun ve zararın ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar..... ve ..... vekili; olayda davalıların kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 72.335,83 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, bu tazminata davalılar ..... ve ... açısından 06/09/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... şirketi açısından dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar...... ve ......'dan 06/09/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş;
tüm taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nce taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 14/10/2020 gün ve 2018/2949 E.-2020/5596 K. sayılı ilamında "asıl ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında, asıl davanın kısmen kabulü ile 61.485,45 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine (bu tazminata davalılar ..., ... ve ... açısından 06/09/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... şirketi açısından dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine), 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ...'dan 06/09/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile 10.850,38 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine (bu tazminata davalılar ..., ... ve ... açısından 06/09/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... şirketi açısından dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine), fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, tüm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin sair ve davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının davalı ... şirketine yönelik manevi tazminat talebi olmadığı halde red edilen manevi tazminat miktarı yönünden sadece davalılar ..., ... ve ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, davalı ... şirketi yararına da ayrıca vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16536, K. 2022/6911, 6 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama