KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17083 E., 2023/1644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1884 Esas 2021/189 Karar
- Hüküm/karar
- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine/Davanın Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/891 Esas 2019/900 Karar
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 02.01.2017 tarihinde, davacının kullandığı motosikletin, davalılardan ...’ın maliki olduğu, davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan ve davalılardan ...’ın kullandığı araç ile karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik,
100,00 TL tedavi gideri ve 100,00 TL araçta oluşan hasar olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi açısından sigorta limiti ile sınırlı olacak şekilde kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’dan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; eksik belge ile başvuru yapıldığını, dava şartı yokluğundan talebin usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, maluliyetin kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, vergilendirilmiş kazancın esas alınması gerektiğini,
geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışında olduğunu, tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, davacının kask takmaması sebebiyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun rücuya tabi bir ödemesi varsa bunun hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru olmadığından temerrüde düşmediklerini, maddi hasara ilişkin ödeme yapıldığını, 30.01.2017 tarihinde 2.200,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere göre, davalı ...Ş. yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın müracaatta olduğu dönemde, devam eden bir dava olmadığından dosya yenilenmeden davadan feragat edilemeyeceğini, bu nedenle feragatin geçerli olmadığını, mahkemece yapılan feragat dikkate alınmaksızın, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, HMK'nın 309 uncu maddesine göre feragatin kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini, davacı asılın feragat beyanının, davacı asıl ile davalı ... arasındaki sulh sözleşmesine dayandığını,
söz konusu sulh sözleşmesinde davalı ... şirketince davacının % 5 maluliyetini kabul etmesi şartıyla ve bunun karşılığında davacıya 34.570,14 TL ödeneceğinin vaad edildiğini, davacı asılın feragat beyanı kayıt ve şarta bağlandığından usulen geçersiz olduğunu, bu nedenle feragat beyanının dikkate alınmaması gerektiğini, ayrıca davacının feragat beyanının şartı olan sulh sözleşmesinin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olup, davacı feragat beyanını sunarak sulh sözleşmesinden doğan borcunu ifa etmesine karşın, davalı ... şirketince davacıya ödenmesi gereken 34.570,14 TL'nin ödenmediğini,
bir anlamda sulh sözleşmesinin davalı ... şirketince ihlal edildiğini, sulhün gereği davalıca yerine getirilmediğinden, davacının beyanı ile bağlı olmadığını, verilen feragatin geçersiz olduğunu, davacı asıl, davalı ... şirketince dava dışı sulh yapılacağı vaadi ile davacının önce kendilerini vekillikten azlettiğini, sonrasında ise dosyanın işlemden kaldırıldığını bilmeden dosyaya feragat beyanını sunmuşsa da, davalı ... şirketince ödeme yapılmadığını,
davalı ... şirketinin kötü niyetli davranışı nedeniyle Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/3 Esas sayılı dosyası ile yeniden tazminat davası açtıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya işlemden kaldırılmış olsa dahi derdest olmaya devam ettiği, feragatin hakkın özünden vazgeçmek anlamına gelip HMK' nun 310 uncu maddesi uyarınca feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, dosyanın işlemden kaldırılması nedeniyle dava derdest olmaya devam ettiğinden ve kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığından bu aşamada da davadan feragat etmenin mümkün olduğu, davacı asıl tarafından verilen feragat dilekçesinde davadan feragatin kayıt ve şarta bağlı olmadığı,
bu nedenle feragat beyanının şarta bağlı olduğu ve geçersiz olduğunun kabulünün mümkün olmadığı kaldı ki davalı ... vekili tarafından verilen istinafa cevap dilekçesinde, davacı ile üzerinde anlaşmaya varılan 34.570,14 TL tazminatın, davacı vekili tarafından, davacı ... aleyhinde Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5113 sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin kesinleşmesi ve gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi kapsamında 22.11.2019 tarihinde ilgili icra dosyasına ödendiği hatta davacı ...’in söz konusu feragat dilekçesine göre sadece davalı ... açısından değil,
davadan feragat ettiğinin anlaşıldığı gerekçeleri ile tüm davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, davacının istinaf talebinde bulunması nedeniyle aleyhine hüküm kurulamayacağından bu hususa girilmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın müracaatta olduğu dönemde, devam eden bir dava olmadığından dosya yenilenmeden davadan feragat yapılamayacağını, bu nedenle feragatin geçerli olmadığını, HMK'nın 309 uncu maddesine göre feragatin kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini, davacı asılın feragat beyanının, davacı asıl ile davalı ... arasında ki sulh sözleşmesine dayandığını, söz konusu sulh sözleşmesinde davalı ... şirketince davacının %5 maluliyetini kabul etmesi şartıyla ve bunun karşılığında davacıya 34.570,14 TL ödeneceğinin vaad edildiğini, davacı asılın feragat beyanı kayıt ve şarta bağlandığından usulen geçersiz olduğunu,
bu nedenle feragat beyanının dikkate alınmaması gerektiğini, davacının zor durumda olmasından, deneyimsizliğinden ve bilgisizliğinden yararlanılması nedeniyle %26 maluliyeti olan müvekkilinin %5 maluliyete göre yapılan hesaplamaya göre belirlenen tazminatı kabul ettiğini, ödeneceği beyan edilen tazminatın zamanında, tam ve eksiksiz olarak ödenmediğini, bu nedenle de feragatin geçersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacının idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49 uncu, 50 inci, 51 inci, 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 91 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150, 309, 311 inci maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı asılın dava dosyasına sunduğu 11.07.2019 tarihli feragat dilekçesi ile sigorta şirketi ile sulh olması sebebiyle davadan feragat ettiğini açıkça belirtmesine, feragat beyanının hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilecek olmasına ve davadan feragatin kayıtsız ve şartsız yapılmış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun' un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17083, K. 2023/1644, 13 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama