Hükmüne uyulan Dairemizin 23.09.2020 gün, 2018/2849 Esas-2020/2935 Karar sayılı ilamında “…Somut olayda; temyize konu edilen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi’nin kararına heyet başkanı sıfatıyla katılan hâkim Vedat Yıldırım’ın aynı zamanda ilk derece mahkemesinin yargılamasında da bulunduğu, karar aşamasına kadar yargılamaya katıldığı anlaşılmaktadır.
Şu halde; davacının anılan hâkime yönelik ret talebinin HMK’nun 36. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince kabulü ile bölge adliye mahkemesi heyetinin usule uygun şekilde oluşturularak davalının istinaf başvurusu doğrultusunda istinaf yargılamasının yapılması ve sonucu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken adı geçen hakim başkanlığında oluşan heyet ile yargılama yapılıp hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararına davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına,
yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle davanın kısmen kabulüne yönelik kararı bozulmuş, dava dosyası karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 67.725,60 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 20.01.2007 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 20.01.2007 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, söz konusu karar davacı asıl ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan 13.08.2015 tarihli raporda davalının eyleminden dolayı davacının sol gözünde meydana gelen maluliyette gelişen durumun bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı asıl ve davalı vekilinin yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün taraflar yönünden ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine,
kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 3.742,98 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 21.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.