KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17451 E., 2022/14629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
834 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda; davacının davasının kabulüne dair verilen karara davacı vekili ve davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, itirazların reddine dair verilen 28/03/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; 12/03/2014 tarihinde Muzaffer Akkurt sevk ve idaresindeki .... plakalı araçla ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak seyahat etmekte olan davacıda maluliyet oluştuğunu, davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik tazminatı 40.000,00 TL ve rapor ücreti 472,00 TL olmak üzere toplam 40.472,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah ile talebini 58.216,48 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvuruya konu talebin zamanaşımına uğradığını, kusur durumunun tespiti, hatır taşıması ve müterafık kusur indiriminin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulüne, güç kaybı tazminatı 57.744,48 TL'nin 30/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle Ak Sigorta A.Ş. tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; itirazların reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin 2 nolu, davalı vekilinin 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif dönemde bulunacağının tespiti önem arz etmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşik içtihatlarındandır.
Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif-pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; karara esas alınan 27.12.2020 tarihli hesap bilirkişi raporunda kaza tarihinde 8 yaşında olan küçüğün muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar (aktif dönem, pasif dönem ayrımı yapılmaksızın) AGİ bedeli dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir.
Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün olmamakla birlikte, aktif döneme ilişkin hesaplamada gelire dahil edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; davacı için kaza tarihinden itibaren tazminat hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, kaza tarihinde 8 yaşında olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışması mümkün olmayan davacı çocuk için işgücü kaybı (efor kaybı) tazminatı hesabı yapılırken, fiilen çalışmaya başlayacağı 18 yaşına kadar AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden ve 18 yaştan sonraki aktif devre içinse AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gereklidir.
Bu yönü gözetmeyen rapor hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacının 8-18 yaş aralığındaki dönem için AGİ dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden ve 18-60 yaş arasındaki aktif dönem içinse AGİ bedeli dahil edilmiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması, pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Somut olayda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiş; davalının bu yöne ilişkin itirazları da reddedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17. maddesi ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek: RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17451, K. 2022/14629, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama