KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17498 E., 2023/9473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/531 E., 2021/686 K.
- Hüküm/karar
- Davanın reddine/Davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/322 Esas-2021/10 Karar
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki aracın 08.07.2012 tarihinde karıştığı kaza sonucunda müvekkillerinin yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için 100'er TL geçici iş göremezlik, 100'er TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluklarının ancak poliçe limiti ile sorumlu olabileceğini, kusur oranlarının belirlenmesi için uzman bilir kişilerden oluşan heyet tarafından rapor alınması gerektiğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas Dairesi'nden alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kaza nedeniyle davacılara yapılan herhangi bir ödeme varsa mahsup edilmesi gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ATK kusur raporunda davacı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsü olan dava dışı ... ...'un kusursuz olduğunun bildirildiği, TBK' nın 49 uncu madde hükmü uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, keza zorunlu trafik sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin de sigorta konusu aracın sürücüsünün kusuru çerçevesinde sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kusur raporuna itiraz ettiklerini, İstanbul Adli Tıp kurulundan kusur raporu alınması gerektiğini, sürücünün kusurlu olmasının araçta yolcu konumunda bulunan diğer kişilerin tazminat talep etme hakkına engel olamayacağını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurulu' ndan rapor alınması gerektiğini, vekalet ücretinin yanlış belirlendiğini belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin değerlendirildiği, alınan 08.08.2019 tarihli ATK raporda; davacı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, dava dışı ... ...'un kusursuz olduğunun bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve mahkemece toplanan deliller sonucunda, sigorta şirketinin ZMSS'den doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğu, bu nedenle davalı ... aleyhine açılmış davanın sigortalı araç sürücüsü olan dava dışı ... ...'un kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere dayanarak kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 08.07.2012 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat alına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücü ve yolcuların sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan 08.08.2019 tarihli raporun denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davalı ... tarafından trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kaldığını ileri süren davacı sürücü ve yolcuların maddi tazminat talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, karşı araç sürücüsü kusursuz olduğundan davanın reddine ve davalı yararına 4.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş; kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL geçici ve 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere her bir davacı için 200,00'er TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiş; yargılama sırasında herhangi bir maluliyet ve hesap raporu alınmamış, davacı yan talebini artırmamıştır.
Bu durumda reddedilen tazminat miktarı toplam 600,00 TL olup reddedilen kısım için yargılamada kendisini vekille temsil eden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13 üncü maddesi gereğince 600,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hükmedilen ücretin reddedilen miktarı geçemeyeceği gözetilmeden 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (4) numaralı bendinin düzeltilerek onanması düşüncesinde olduğumdan;
sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17498, K. 2023/9473, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama