KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17603 E., 2023/12352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/3365 E., 2021/410 K.
- Hüküm/karar
- Red / Davacı Vekilinin İstinaf Talebinin Esastan Reddi
Karar Metni
773 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.06.2008 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yolcu konumunda olan müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek şimdilik 500,00 TL iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve dava değerini 157.746,00 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, zamanaşımına uğradığını, plakasız aracın işletenine ve sürücüsüne davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davacıya ödeme yapmak suretiyle zararın karşılandığını, bakıcı giderinin teminat dışında olduğunu, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen ve rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı aleyhine daha önce yapılan başvuru sonucunda davalı tarafından davacının % 55 maluliyeti dikkate alınarak yapılan hesaplama sonrasında 17.12.2009 tarihinde 42.255,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalının kaza nedeniyle uğranılan zarar yönünden ibra ettiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 nci maddesi uyarınca belirli bir tazminat tutarına ilişkin olup yetersiz ya da fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların 2 yıl içinde iptal edilebileceğinin düzenlendiği, davalının 09.12.2009 tarihinde ibra edildiği,
yasal düzenleme uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ibranamenin iptali ile varsa bakiye alacak yönünden dava açabileceği halde bu süre geçirilirek 30.04.2015 tarihinde dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bakıcı giderinin sağlık teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, ibranamenin sadece sürekli sakatlık teminatı açısından bağlayıcı olduğunu, tedavi giderleri açısından talep haklarının devam ettiğini, ibraname ile zarar arasında fahiş fark olduğunu bu nedenle yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğunu ve sürekli iş göremezlik tazminatının da reddedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesinde, bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebileceğinin düzenlendiği, maddede yer alan iki yıllık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu,
bu durumda davacıya ödemenin yapıldığı 09.12.2009 tarihinden, işbu davanın açıldığı 30.04.2015 tarihi itibariyle iki yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacıya kaza nedeniyle uğradığı maluliyeti nedeniyle ibraname karşılığı yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle davacı tarafça ibraname tarihinden itibaren iki yıllık süre içinde itiraz edilerek iptalinin istenmediği, davacının 42.255,00TL'lik ödemeye süresinde itiraz etmediği,
dava tarihi itibariyle iki yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince (HMK'nın 355 inci maddesine göre istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu) esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere dayanarak kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 27.06.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan iş gücü kaybı zararı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesi.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17603, K. 2023/12352, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama