KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17611 E., 2024/2928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/126 E- 2022/1682 K
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Reddine /Esastan Reddine
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın hak düşürücü süre sebebi ile reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Teşvik Hizmetleri ve Yatırım Dan. İnş. Tur. San. Dan. İnş. Ltd.
Şti arasında üçüncü kişilere ait olan Ankara İli Yenimahalle İlçesi nolu parselin üzerine inşaat sözleşmesi yapıldığını, müflis kooperatif borçlarını ödeyemediği için Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1565 Esas dosyası ile iflasına karar verildiğini, iflas işlemlerinin Ankara 21. İcra Müdürlüğü'nün 2017/26 dosyasında yürütüldüğünü, kooperatifin mal varlığının bulunmadığını, araştırmalar sonucunda kooperatif adına kayıtlı tapuların ferdileşme işleminden kooperatif üyelerine devredildiğinin öğrenildiğini, halen tapu kayıtlarının üyeler üzerine olduğunu,
müflis kooperatifin tek mal varlığı olan ada 2 parselde bulunan taşınmazı ferdileştirmeye geçerek ortaklarına dağıttığını, kooperatifin tüzel kişiliğinin devam etmesine rağmen kesinleşmiş borcunu ödemeden ortaklarına tapuda devir yapmasının iyi niyetli bir davranış olmadığını, kooperatif ortağı olan davalıların kooperatif borcunun varlığını bilmesi gereken kişiler olup, kooperatif borcunun ödenmesi için herhangi bir girişimde bulunmadıklarını, devirler sonrası ödemelerin aksadığını, yapılan bu tasarrufların İİK 280.maddesine göre iptale tabi olduğunu,
aynı yasanın 282.maddesine göre borçlu ile hukuki muamelede bulunan kötü niyetli üçüncü kişiler aleyhine de dava açılabileceğini, müflis kooperatifi hakkında yapılan yazışmalarda haczi kabil malının bulunmadığına ilişkin tutulan tutanağın aciz belgesi niteliğinde olduğunu, dava şartının yerine getirildiğini belirterek Yenimahalle İlçesi Bulunan ada 2 parsel
ve nolu bağımsız bölümlere ilişkin tasarrufun iptali ile müvekkilinin alacak ve ferilerini karşılayacak şekilde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 07.05.2019 gün, 2018/675 E, 2019/227 K sayılı kararı ile; dava konusu ferdileşme işleminin 28.09.2011 tarihinde yapıldığı, iş bu davanın ise 15.11.2018 de açıldığı, İİK 284 üncü maddesi gereğince davanın açıldığı tarihte 5 yıllık hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İİK 277 inci ve devamı maddelerine istinaden açılan davaların hukuksal niteleme gereğince TBK 19. Maddede yer verilen muvazaaya ilişkin davalar olduğunu, genel zamanaşımının uygulanması gerektiğini beyan ederek istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddeleri,
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; İİK 284 üncü madde gereğince dava konusu ferdileşme işleminin tapuda 28.09.2011 tarihinde yapıldığının, davanın ise 15.11.2018 tarihinde açıldığının dolayısıyla hak düşürücü sürenin geçirildiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17611, K. 2024/2928, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama