KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17661 E., 2022/13575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda; davacının davasının kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazlarının kabulü ile davanın reddine dair verilen 25.02.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; 12.01.2019 tarihinde davacının maliki olduğu ve davalıya kasko sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada aracın hasarlandığından bahisle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 15.000,00 TL’nin başvuru tarihini takip eden sekizinci günden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 72.354,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 72.354,00 TL maddi tazminatın 09.09.2020 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 24/12/2020-K-2020/100768 karara ilişkin davalı ... şirketinin itirazının kabulüne; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 24/12/2020-K- 2020/100768 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın esastan reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Uyuşmazlık, davacının maliki olduğu, sürücü dava dışı ... tarafından kullanılan 34 NT 6364 plakalı kasko sigortalı aracın 12.01.2019 tarihinde gerçekleşen kaza sırasında kiralık (rent a car) olarak kullanılıp kullanılmadığı, oluşan hasarın poliçe uyarınca teminat dışı olup olmadığı ve tazminat miktarı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin Kasko Sigortası Genel Şartlarına göre teminat dışında kaldığı iddiasının davalı ... şirketince somut deliller ile ispat edilemediği gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiş; davalının karara itiraz etmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, “sigorta şirketince alınan araştırma raporu, kaza sırasında aracı kullanan ....'un aracın gerçek sahibinin .... olduğuna dair ifadesi, araştırma raporunda yer alan yedieminin araçla ...’in ilgilendiğine dair beyanı ve ...’in telefonunu vermesi,
...’in rent a car işlettiğine dair facebook sayfa görüntüleri, ...’in kartvizit ve dükkan görüntüleri ve kaza anında araç sürücüsünün üçüncü kişi olması” hususları birlikte değerlendirilerek, işleten konumundaki davacı ...'ın resmiyette araç sahibi olarak gözükse de gerçekte aracın sahibinin ... olduğu (veya davacı tarafından ...'e kiralandığı) ve onun tarafından aracın rent a car olarak kullanıldığının kabulü ve somut olayda ispat külfetinin yer değiştirmiş olup, davacının kazanın teminat dışında kalan hallerden biriyle gerçekleşmediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle hasarın teminat dışı kaldığı tespiti ile talebin reddine karar verilmiştir.
Dosyada yer alan İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde bahsedilen belgeler ile araçta GPS cihazının bulunması aracın kiralık araç olabileceği şüphesini uyandırmakla birlikte, bunlarla kesin bir kanaate ulaşılamayacağından, yargılamanın tahkim yargılaması olması, dava dışı sürücü ...’ın sigorta şirketince dosyaya sunulan yazılı ifadesinin resmi makamlar önünde alınmamış olması ve belgenin de fotokopi belge olması gözetildiğinde;
somut olaya ilişkin, tanık, keşif, kamera kayıtları, vs. tüm delillerin toplanması gerekeceği ve bu noktada yapılacak tanık, keşif vs. delil toplanmasının tahkim yargılaması sırasında mümkün olmayıp tüm bu hususların değerlendirildiği uyuşmazlığın adli yargıda giderilmesinin uygun olduğu ortaya çıkmakla, davacının talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, davacının ilgili mahkemede dava açmakta muhtariyeti ile dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın esastan reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17661, K. 2022/13575, 2 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama