KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17799 E., 2022/15135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 26/08/2020 tarih 2020/İHK-12600 sayılı itirazın kısmen kabulü ile kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 06/10/2018 tarihinde, davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 53.436,22 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulüne, 53.436,22 TL’nin 07/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, itirazın davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, kaza tarihinde yürürlükteki yönetmeliğe göre hazırlanan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan alınan 16/09/2019 tarihli raporunun, davacı muayene edilmeden evrak üzerinden hazırlandığı anlaşılmıştır. Davacı bizzat muayene edilmeden maluliyet oranının tespit edilmesi hatalı olup, davacının muayenesi yapılarak usule uygun maluliyet raporu alınması, daha sonra raporun sonucuna göre (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17799, K. 2022/15135, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama