KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17833 E., 2022/14564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ... tarafından 06/04/2021 tarih 2021/İHK-9605 sayılı davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik itirazının kabulüne, faiz başlangıcının düzeltilmesine, bunun dışındaki itirazlarının reddine dair verilen karanın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 06.02.2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu aracın karıştığı çok taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine zararın tazmini için başvuru yapıldığını ancak yapılan ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu, bakiye zarar tazmini için sigorta şirketine başvurulduğunu ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
... tarafından, talebin kısmen kabulüne, 130.901,91 TL sürekli maluliyet tazminatının 25.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.846,85 TL talebin reddine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
... tarafından, davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, faiz başlangıcının düzeltilmesine, diğer itirazların ise reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından Hakem Heyetine başvuru sırasında sunulan 25.10.2017 tarihli Balıkesir Üniversitesi Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Raporu'na göre; davacının kazadan kaynaklı olarak % 23 oranında maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiş ve Hakem Heyetince işbu rapora göre karar verilmiştir. Ancak rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiştir. Bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek (eksik varsa tamamlanarak), dosyadaki raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınıp, sonucuna göre (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Dosya kapsamında mevcut ifade ve beyanlardan, davacının işyeri servisi ile işe giderken kaza geçirdiği ve maluliyet oluştuğu anlaşılmakla dava konusu olayın aynı zamanda iş kazası niteliğinde olması ihtimali için davacıya SGK Başkanlığı tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmekte olup, bu hususta ... tarafından yeterli bir araştırma yapılmamıştır.
Şu durumda, SGK Başkanlığı'na yazı yazılarak, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması halinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan yapılıp yapılmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması halinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması,
ayrıca geçici iş göremezlik süresi için de ayrı bir ödeme yapıldıysa hesaplanan miktardan mahsup edilmesi için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
4-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarife'nin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarife'nin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine Tarife'ye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17833, K. 2022/14564, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama