KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17911 E., 2023/12354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/403 E., 2021/479 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul /Davalı ... Şirketleri Vekillerinin İstinaf Talebinin Esastan Reddine
Karar Metni
1.784 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... şirketleri vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... şirketleri vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. 17.07.2016 tarihinde, müvekkilinin yolcu konumunda olduğu, davalı ... nezdinde trafik sigortalı motosiklet ile diğer davalının sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazasında olay tarihinde düzenlenen kaza tespit tutanağında her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduklarının tespit edildiğini;
yolcu konumundaki müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun olmadığını, kaza tarihinde 19 yaşında üniversite öğrencisi olduğunu, kazadan sonra kaldırıldığı Meram Eğitim Araştırma Hastanesi'nde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı hususunda teşhis konulduğunu belirterek açılan belirsiz alacak davasında şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL tedavi ve bakım giderleri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden,
davalı ... şirketleri yönünden sigorta limitlerini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline; ayrıca 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsilini talep etmiş. 10.10.2018 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 86.558,93 TL'ye, 14.05.2019 tarihli dilekçesiyle 106.121.54 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; kazada kendisinin kusuru olmadığını, kaza tespit tutanağının kazanın oluş şekline uygun olarak tutulmadığını; mahallinde uzman bilirkişilerle keşif yapılması halinde kendisinin olayda bir kusurunun olmadığının ortaya çıkacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; dava açılmadan önce müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmadığından açılan davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, her halukarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davacının motosiklet kullanıcılarının giymesi zorunlu olan kask, eldiven ve dizlik gibi koruyucu giysileri giymemekle zararın oluşumunda ağır kusurlu olduğunu, davacının sigortalı araçta yolcu olduğunu, ceza dosyası kapsamındaki ifade tutanaklarından sigortalı araç sürücüsünün arkadaşı olduğunun açıkça anlaşıldığını,
hatır taşıması nedeniyle hesaplanacak tazminattan bu nedenle uygun bir indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını; tedavi ve bakıcı giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanıp karşılanmadığına bakılmaksızın bu taleplerin reddi gerektiğini, tarafların kusur oranlarının ve davacının maluliyetinin usul ve yönetmeliklere uygun olarak tespitinden sonra aktüer siciline kayıtlı bir aktüerya uzmanından rapor alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından yapılan ödemelerin de tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini;
müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun hesaplamaya esas tüm belgelerin tarafına tesliminden sonraki 8. iş gününden sonra başlayacağını, davacı tarafın başvurusunda maluliyet raporu sunulmadığından müvekkili şirketin temerrüde düşmüş olmadığını, aracın ticari bir araç olmadığını, bu nedenle ticari faiz talebinin de reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili; öncelikle davacının başvuru esnasında gerekli evrakları müvekkili şirkete vermemiş olması nedeniyle hesaplama ve dolayısıyla ödeme yapılamadığını, dava açılmadan usulüne uygun başvuru yapılmadığından ve böylelikle dava şartı yerine getirilmemiş olduğundan açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, geçici işgöremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olmadığını ve aracın ticari araç olmaması nedeniyle avans faizi talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kaldırma kararı benimsenmek suretiyle yargılamaya devam olunduğu ve ancak davacının öğrenimini devam ettirmemesi ve davacı vekilinin bu yönde araştırma yapılmasından feragat etmesi nedeniyle tazminat hesaplamasının asgari ücret ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, manevi tazminattan bir miktar indirim yapıldığı gerekçesiyle;
maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 7.864,69 TL geçici, 87.052,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.294,00 TL bakıcı gideri, 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere 101.251,58 TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı ... yönünden 22.12.2016, davalı ... yönünden 03.01.2017 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine,
manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 17.07.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...' den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketleri vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; sürücünün kusurundan fazlası ile müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün fiilin ve diğer araç sürücüsünün fiilinin ve bundan dolayı oluşan sorumluluklarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, PMF 1931 Yaşam Tablosunun kullanıldığını, ancak yeni genel şartlara uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosununa göre hesap yapılması gerektiğini, yeni genel şartlar gereği geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik dönemine ilişkin bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, taşımanın niteliği değerlendirilerek hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğğini belirtmiştir.
Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; tazminat hesabında PMF 1931 Yaşam Tablosunun dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının kaza tarihinde öğrenci olması nedeniyle geçici iş göremezlikten dolayı maddi zararının bulunmadığını, bilirkişi raporunda hesaplanan geçici iş göremezlik zararı ve geçici bakıcı zararının poliçe teminat kapsamında olmadığını, talep edilen tedavi giderlerinin de poliçe teminat kapsamında olmadığını, davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan hesaplamanın doğru maluliyet yönetmeliği ve PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapıldığı, hatır indirimi şartlarının oluşmadığı, davalı ... şirketlerinin tazminattan müteselsil sorumlu tutulmalarının hukuka uygun olduğu, geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve bakıcı giderlerinin sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereği ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... şirketleri vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... şirketleri vekilleri temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenlere dayanarak kararın bozulması isteminde bulunmuşlardır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının geçirdiği 17.07.2016 tarihli trafik kazası sonucunda yararlanıp malul kalması nedeniyle talep ettiği sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderleri ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun' un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49, 51, 52, 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un, 85, 87, 88, 90 ve 91 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı .... vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nin 43.(6098 sayılı TBK’nin 51 inci) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
2918 sayılı KTK'nun 87/1. maddesinde "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu'nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 6098 sayılı TBK 51 inci maddesi uygulama alanı bulacaktır.
Davaya konu trafik kazasında, davacının davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine sigortalı motosiklette yolcu konumunda bulunduğu görülmektedir. Davacının soruşturma aşamasındaki ifadesinden araç sürücüsü ile arkadaş oldukları, motosiklet sürücüsü ...' nin ifadesinden ise kuzen oldukları yönünde çelişki ifadeler olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının dava dışı sürücü ile arkadaş olduğu aksi durumda yani kuzen oldukları kabul edilse dahi yakın akraba sayılamayacaklarından, davacı yolcunun dava dışı araç sürücüsü tarafından menfaat karşılığı taşınmadığının ve olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ... A.Ş yararına bozulması gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılardan vekilinin tüm, davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 371/1-a maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ... A.Ş yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ... .'ye iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.11.2023 gününde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
Davalı (Axa Sigorta A.Ş.): 6.916,49 TL 0.H. 1.729,12 TL P.H. 5.187,37 TL Kalan
KARŞI OY
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.
Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.
Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def'inde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davalı motosiklet sürücüsü ... ile davacı arasında kuzen ilişkisi şeklinde yakın akrabalık bağı bulunduğu gerekçesiyle anılan davalının hatır taşıması def'inin reddine karar verilmiştir.
Davacı yolcu soruşturma aşamasındaki ifadesinde, motosiklet sürücüsü ...'nin arkadaşı olduğunu; dava dışı sürücü ... ise kullandığı motosikletinde yolcu olan davacının kuzeni olduğunu beyan etmiştir.
Davacı ile dava dışı sürücünün ifadeleri birbiriyle çelişmekte olup davalı ... Şirketinin hatır taşıması savunması yönünden davacı ve dava dışı motosiklet sürücüsünün nüfus kayıt örnekleri temin edilip davacının motosiklet sürücüsü ile olan yakınlık derecesinin saptanması; yakınlık derecesi de gözetilerek taşımanın ailevi ya da ahlaki sorumluluğun ifası dışında bir nedenle yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi; yapılacak bu tespitlere göre tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağının gerekçelendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulması kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma yönündeki (2) nolu bentteki görüşüne gerekçesi yönünden katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17911, K. 2023/12354, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama