KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/17924 E., 2022/14752 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü
KARAR
Davacı; 24.01.2020 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Deprem Sigortası ile sigortalı olan evinin deprem nedeni ile hasara uğrayarak yıkılmasına karar verildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 78.780,93 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kısmen kabulü ile 77.006,13 TL zarar bedelinin Doğal Afet Sigortaları Kurumu'ndan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 1.774,80 TL'nin reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, itirazın reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, zorunlu deprem sigorta sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı taraf, söz konusu hasarın depremden kaynaklandığını ve poliçe teminatı kapsamı içinde olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise hasarın bina kusurundan ileri gelip gelmediğinin tespiti gerektiğini savunmuş, hakem heyetince üç kişilik inşaat mühendisi bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmış, raporda oluşan hasarın deprem etkisi ile meydana gelebileceği, yapısal durumdan kaynaklı bir durumun tespit edilemediği belirtilmiş, anılan rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu hususlar ve hasar bedelinin belirlenmesi özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği halde, HMK'nın 266 md hükmüne göre dosya kapsamında sadece inşaat mühendislerinden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
O halde iddia ve savunmaların karşılanması için binaya ait yapı ruhsatı- proje vs. belgelerin ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra; konusunda uzman 1 jeoloji mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve 1 sigortacıdan oluşan bilirkişi heyetinden, deprem ile binanın yıkılması arasında illiyet bağının olup olmadığı,
sigortalı konutun riskli ve ağır hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin tespiti ile depremin doğrudan etkisiyle hasarın oluştuğunun (zararın ZDS teminatında olduğunun) saptanması halinde, ZDS Genel Şartları ve ZDS poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/17924, K. 2022/14752, 16 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama