KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/18178 E., 2021/8405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaa davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava; BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 17/12/2018 tarih, 2015/18638 Esas ve 2018/12267 Karar sayılı bozma ilamında; "mahkeme gerekçesinde; davalı ...'ın cebri icra yoluyla hisseyi satın aldığı, bu nedenle ...'a husumet yöneltilemez denmişken davalı ... ile ... arasındaki ipoteğin tesisine ilişkin tasarrufi işlemde ileri sürülen iddia ve savunmalara göre muvazaanın hangi gerekçeyle gerçekleştiği tartışılmadan, yargılama sırasında taşınmazın el değiştirdiğinden bahisle davalı ...’in tazminata mahkum edilmesinin isabetli olmadığı" belirtilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davalı tanıklarının ittifak eden beyanlarından anlaşıldığı üzere davalı ...'ın diğer davalının halasının kocası olduğu, davalı ...'in beyaz eşya dükkanı açmak üzere diğer davalı ...'dan borç aldığı, tüm dosya kapsamı itibariyle davalıların akraba olmaları haricinde muvazaa ihtimalinin varlığına işaret edebilecek bir delilin ibraz edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; dava dilekçesinde dava konusu taşınmazda hissedar iken, ... isimli şahsın taşınmazdan hisse satın aldığını, ...'nın hissesi üzerine davacının şufa hakkını engellemek için eniştesi olan davalı ... lehine 80.000,00 TL ipotek tesis ettirdiğini belirterek bu muvazaalı ipoteğin iptalini talep etmiştir. Buna göre dava; BK 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı ipotek tesisinin iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı ...; dava konusu ... Merkez ... ... ... Mah. 1015 ada 2 nolu parsel sayılı taşınmazda hissedarken, 14/06/2007 tarihinde dava dışı başka bir hissedar, taşınmazdaki hissesini davalı ...’ya devretmiş, davalı ... taşınmazdaki hissesi üzerine 16/04/2008 tarihinde davalı ... lehine ipotek tesis ettirmiş ve daha sonra ... tarafından, ipoteğin paraya çevrilmesi talebinde bulunulup söz konusu hisse devralınmıştır.
Davacı hissedar ...; davalı ... tarafından ipotek tesis edildikten sonra 02/09/2008 tarihinde davalı ... aleyhine şufa davası açmış ve ... Maraş 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/358-2009/141 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş,verilen karar 03/06/2010 tarihinde kesinleşmiştir. Böylece; davacı ...’nın davalı ...’dan olan şufa alacağının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ancak; davalı ... tarafından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde dava konusu taşınmaz ihale ile ...’a devredilmiş ve ihalenin kesinleşmesiyle birlikte 16/11/2009 tarihinde ... adına tescili sağlanmıştır. Daha sonra ... da taşınmazdaki hissesini dava dışı ......’a devretmiştir. Davacı ise; davalı ...'nın hissesi üzerine davacının şufa hakkını engellemek için eniştesi olan davalı ... lehine 80.000,00 TL ipotek tesis ettirdiğini belirterek bu muvazaalı ipoteğin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı ...'ın diğer davalının halasının eşi olduğu, davalı ...'in beyaz eşya dükkanı açmak üzere diğer davalı ...'dan borç aldığı, tüm dosya kapsamı itibariyle davalıların akraba olmaları haricinde muvazaa ihtimalinin varlığına işaret edebilecek bir delilin ibraz edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç, dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Somut olayda; davalı ... dava konusu taşınmazda hisse satın aldıktan sonra taşınmazdaki hissesi üzerine 16/04/2008 tarihinde davalı ... lehine ipotek tesis ettirmiştir.
Davalı ...’ın davalı ...’nın halasının eşi olduğu anlaşılmış olup, davalılar ve yargılama sırasında dinlenen tanıklar; davalıların gayri resmi olarak beyaz eşya işinde ortaklık yaptıklarını, daha sonra davalı ...’in ayrı bir işyeri açarken davalı ...’dan borç aldığını ve bu borç nedeniyle de dava konusu edilen ipotek işlemini tesis ettirdiğini beyan etmişlerse de; davalılar arasında beyaz eşya işinde bir ortaklık bulunduğu hususu ya da ipoteğe sebep olan borcun verildiğinin geçerli delillerle ispatlanamadığı,
böylece davalılar arasında dava konusu taşınmaz hissesi üzerinde tesis edilen ipoteğin davacının şufa hakkını kullanmasını engellemek amacıyla yapıldığı anlaşılmış olup, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucunda taşınmaz hissesinin yargılama sırasında dava dışı kişiye devredildiği tespit edildiğinden ve mahkemece bozmadan önce verilen ilk kararda davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilip, kararın davacı tarafından temyiz edilmediği anlaşıldığından, davanın kabulü ile davalı ... aleyhine bedele hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18178, K. 2021/8405, 8 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama