KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/18297 E., 2023/11520 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/513 E., 2021/838 K.
- Hüküm/karar
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/506 E., 2020/902 Karar
Karar Metni
1.350 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, 05.05.2009 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın davacı idaresinde bulunan araca çarpması sonucunda davacının yaralandığını, iş gücü kaybı meydana geldiğini, bakıcı ihtiyacı olduğunu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri yapmak zorunda kaldığını belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinden dolayı toplam 1.000,00 TL tazminatın,
sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talebini 76.302,37 TL geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı 10.000,00 TL tedavi gideri, 12.921,75 TL bakıcı gideri olarak ıslah etmiş, 17.12.2020 tarihli dilekçesi ile talebinin 60.824,25 TL daha arttırarak 137.126,62 TL geçici ve sürekli işgöremezlik talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarih 2018/1193 E. 2019/1458 K. sayılı kararında mahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 29.11.2017 tarih ve 2017/983 E. 2017/1722 K.sayılı kararında belirtilen şekilde yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, usul hukukumuzda düzenlenmemiş bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı direnme kararı verilmesi doğru olmadığı belirtilerek kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği,
Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan raporda davacının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliğine göre %17 oranında maluliyetinin bulunduğu 18 ayda iyileşeceği, bu süre için bakıcıya ihtiyaç duyacağı 1.000,00 TL ulaşım gideri, 9.000,00 TL refakatçi, özel beslenme vs. gideri yapacağının belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici ve sürekli iş göremezlikten doğan maddi zararının 137.126,62 TL olduğu,
Konya 7. İcra Dairesinin 2017/2513 E. sayılı dosyasına ödenmiş olan 76.302,37 TL tutarın infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği, bakıcı gideri ve tedavi giderinden doğan maddi zararının kalmadığının belirtildiği, davacı vekilinin 17.12.2020 tarihli talep artırım dilekçesiyle; geçici ve sürekli iş göremezlikten doğan toplam maddi zararının 137.126,62 TL olduğu, ıslah ederken 76.302,37 TL'sinin harcını ödediklerini, 60.824,25 TL daha artırarak toplam 137.126,62 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiği, ancak bu bedelin 76.302,32 TL lik kısmının Konya 7. İcra Dairesinin 2017/2513 E. sayılı dosyasında ödenmiş olduğu,
bunun infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği, davacıya daha önce bozulan hükümde 12.921,75 TL bakıcı gideri ile belgelendirilemeyen tedavi gideri olarak 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 99.224,12 TL lik tazminata hükmedildiği ve bunun Konya 7. İcra Dairesince tahsil edilmiş olduğu, tekerrüre esas olmamak kaydıyla geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı olarak 137.126,62 TL nin maddi zararının bulunduğu,
bunun da 76.302,37 TL kısmının icra dosyasında ödenmiş olduğu bakiye kısmın istinaf aşamasından sonra ortaya çıktığı ancak, söz konusu davanın davacı tarafından istinaf edilmediğinden geçici ve sürekli iş göremezlikten doğan maddi zarardan kaynaklanan farkın davacı tarafından ıslah ile talep edilemeyeceği gerekçesi ile davasının kısmen kabulü ile davacı ...'nin, geçici ve sürekli işgücü kaybı zararından dolayı 76.302,37 TL, bakıcı giderinden dolayı 12.921,75 TL ve SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerinden dolayı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 99.224,12 TL tazminatın,
dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olması kaydıyla davalıdan tahsiline, davacının fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine, Konya 7. İcra Müdürlüğünün 2017/1513 sayılı dosyası gözetilmek şartıyla, tekerrüre esas olmamak üzere ve mükerrer ödemeye yapılmaması koşuluyla davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Mahkemece kararın gerekçe kısmında ''bakiye kısmın istinaf aşamasından sonra ortaya çıktığı ancak, söz konusu davanın davacı tarafından istinaf edilmediğinden...'' denilirken üstü örtülü usulü müktesep haktan bahsedildiğini, ancak bu davada böyle bir şeyin söz konusu olmadığını, kararın gerekçe kısmında ''davacı tarafından mahkememizce ıslah ile talep edemeyeceği kanaati hasıl olmuştur.'' şeklindeki gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece arttırılan bedel üzerinden karar verilmesi gerekirken kısmen kabul, kısmen red kararının hukuka aykırılık oluşturduğunu, davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini,
ıslah talebinin dikkate alınmaması halinde Yargıtay içtihatlarına göre reddedilen kısım için karşı vekalet ücretine ve yargılama giderlerine mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Mahkemece 09.03.2017 tarih, 2016/484 E. - 2017/147 K. sayılı kararda davanın kabulü ile geçici ve sürekli işgücü kaybı zararından dolayı 76.302,37 TL, bakıcı giderinden dolayı 12.921,75 TL ve SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerinden dolayı 10.000,00 TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı Hür Sigorta A.Ş. tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine,
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 2017/983 - 1722 sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi tarafından 22.02.2018 tarih 2018/66 - 79 sayılı karar ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek nazara ve hükme esas alınmamasına karar verilmiş, karara karşı davalı Hür Sigorta A.Ş. tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış,
dairemiz tarafından incelenen istinaf başvurusuna göre 2018/1193 E. - 2019/1458 K. sayılı kararı ile kısa karar ve gerekçeli kararın çelişkili olması ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen eksikliklerin tamamlanması gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kararına göre yapılan incelemede davacının zararın belirlenmesi için alınan aktüerya raporunda geçici ve sürekli iş göremezlik zararı için 137.126,62 TL belirlenmiş, davacı tarafından talep arttırım dilekçesi olduğu belirtilen dilekçe ile dava değeri 60.824,25 TL daha arttırılarak 137.126,62 TL olarak belirlendiği belirtilmiş, mahkemece ilk kararın davacı tarafından istinaf edilmediği belirtilerek geçici ve sürekli işgücü kaybı zararından dolayı 76.302,37 TL, bakıcı giderinden dolayı 12.921,75 TL ve SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen tedavi giderlerinden dolayı 10.000,00 TL maddi zararının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra alınan bilirkişi raporu ile belirlenen miktar üzerinden karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; mahkemece verilen 09.03.2017 tarihli ilk karara karşı davalı Hür Sigorta A.Ş. tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılması üzerine ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, davacı tarafın ilk hükme ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvuru yapmadığı,
ilk hesap raporundaki maddi tazminatın davacı yönünden kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, mahkemece davalı yararına oluşan usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak karar verilmiş olması ve dava değerinin yargılama aşamasında arttırılmış olması nedeniyle kabul ve red oranına göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18297, K. 2023/11520, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama