KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/18488 E., 2022/14873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 17.06.2018 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 39.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;talebin kabulü ile taleple bağlı kalınarak sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından 39.000,00 TL ve geçici iş göremezlik bakımından 1.000,00 TL’nin 09.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak, Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından düzenlenen 20.07.2020 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %40 oranında sürekli maluliyetinin olduğu tespit edilmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince rapor hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan maluliyet raporu kaza tarihi dikkate alındığında uygun yönetmeliğe göre düzenlenmemiştir.
Buna göre, tüm tedavi evrakları getirtilerek, muayenesi yapılmak suretiyle kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından yeni bir rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı vekili tarafından hesap raporunda yaşam olasılıklarında kayma olduğu temyiz itirazında bulunulmuştur. Hükme esas alınan hesap raporunda aktif ve pasif dönem ayrımı yapılmışsa da yıl yıl zarar belirlenmemiş olup en son hangi yıla kadar tazminat hesaplanmasının yapıldığı da anlaşılamamaktadır. Bu haliyle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda; davacının TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür süresi belirlenerek, aktif ve pasif dönem başlangıç bitiş tarihleri ve süreleri gösterilmek suretiyle denetime elverişli yeni bir bilirkişiden rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (hükmü temyiz eden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18488, K. 2022/14873, 17 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama