KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/19186 E., 2022/15126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, ... tarafından verilen 10/05/2021 tarih 2021/İHK-13403 sayılı itirazın kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 12/12/2014 tarihinde, davacı yayanın trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.300,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiz ile beraber davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 110.104,27 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulüne, toplam 110.104,27 TL’nin 27/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; ... kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; ... kararı, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı yararına nisbi vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, hükmedilen miktar maktu vekalet ücreti olan 4.080,00 TL’nin altında kalmış olup, davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi için kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Balıkesir Üniversitesi tarafından düzenlenen 03.11.2020 tarihli raporun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği eki sadece % 60 oranındaki maluliyeti belirlemek için düzenlenmiş olduğundan, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor alınması gerekmektedir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
4-Dosya kapsamından, davaya konu kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, davalıca sunulan 01/12/2020 tarihli kusur raporuna göre davacı yayanın güvenli geçiş kuralı gereği karşıdan karşıya geçerken dikkat ve özen kurallarına aykırı davranması nedeniyle %70 oranında kusurlu olduğu, davalıca sigortalı araç sürücüsünün ise yaya geçitlerinde uyulması gereken kuralları ihlal etmesi nedeniyle %30 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş; 22/01/2021 tarihli kusur raporunda ise davacı yayanın %25 oranında ve sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olup, bu haliyle kusur raporları arasında açıkça çelişki oluşmuştur.
O halde hakem heyetince İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan oluşturulacak üç kişilik heyetten tarafların tüm itirazlarının ve iddialarının irdelendiği,çelişkiyi giderecek uzlaştırıcı, denetime açık, ayrıntılı ve kusur oranlarının net bir şekilde belirtildiği rapor aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19186, K. 2022/15126, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama