İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/19278 K.2024/4714

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/19278Karar2024/4714Tarih15 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.976 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/19278 E., 2024/4714 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2024
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1641 E- 2021/38 K
Hüküm/karar
Davanın Reddine/Yeni Hüküm Kurulmasına
İlk derece mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2014/809 E, 2018/101 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.976 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeni hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan Orbal Arıcılık A.Ş.'den olan alacağın tahsili için İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2007/16983 sayılı dosyasında takibe giriştiklerini ve takibin kesinleşmesi üzerine uygulanan haciz sonucu 87.410,00 TL'lik haciz yapıldığını, alacağın 695.000,00 TL olması nedeniyle uygulanan haczin alacağı karşılamadığını,

yaptıkları araştırmada adı geçen davalı borçlunun sahip olduğu "Binbirçiçek" isimli markayı takipten birkaç gün önce Beşiktaş 6. Noterliğinin 21.09.2007 tarih ve 40784 yevmiye numaralı devir sözleşmesiyle davalılardan Denge Yatırım Holding A.Ş.'ye sembolik bir bedelle devrettiğini belirlediklerini, söz konusu devir işleminin alacağın tahsilini engellemeye yönelik danışıklı işlem olduğunu, her iki davalı şirketin yetkililerinin hemşehri olduklarını, önceden birbirlerini tanıdıklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle İİK'nın 277 nci ve devamı maddeleri gereğince marka devir işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Orbal Arıcılık A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan sahip oldukları markayı piyasaya olan borçlarını ödemek amacıyla aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ... Holding A.Ş.'ye sattıklarını, muvazaalı bir işlemin bulunmadığını, diğer yandan takip dosyasında tatbik edilen haciz işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle geçerli bir aciz vesikasının bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... Holding A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; vekil edeni şirketin iyi niyetli 3.kişi durumunda olduğunu, alacaklı tarafı zarara uğratmak kastıyla hareket etmediğini, marka devir işleminin muvazaalı olmadığını, markayı devir aldıkları şirketle aralarında herhangi bir bağ bulunmadığını, markayı ticari yatırım ve kar maksadıyla aldıklarını, resmi internet adreslerinde duyurduklarını, daha sonra da davaya konu yapılan markayı ticari amaçla 3. kişilere satıp devir ettiklerini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

Davalılar Arıdan Gıda Turizm Ltd. Şti. ve Burçe Gıda Makina ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yapılan "Binbirçiçek" markasının iyi niyetli olarak gerçek değeri ödenmek suretiyle satın alındığını, markanın kendileri tarafından değerli ... getirildiğini, diğer yandan davacının elinde kesin aciz belgesinin bulunmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2018 gün, 2014/809 E.-2018/101 K. sayılı ilamı ile; dava konusu markanın temlik tarihlerinde borçlu tarafça önce 3. kişiye, daha sonra da 4. kişilere değerinde satılıp bedellerinin ödendiği, marka devrine ilişkin tasarrufun alacaklıya zarar verme kastıyla yapıldığının 3. ve 4. kişilerce bilindiğinin ya da bilinebilecek durumda olunduğunun, diğer bir anlatımla davalı 3. ve 4. kişilerin kötü niyetli olduklarının kanıtlanamadığı, dolayısıyla marka devrine ilişkin tasarrufta İİK'nın 278, 279 ve 280 inci maddelerindeki iptal nedenlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya alacağının tahsil kabiliyetinin bulunmadığını, davaya konu bankaların Türkiye çapında tanınan ve yüksek pazar payı olan markalar olduğunu, devir bedeli 100.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de pazar değerinin 4.000.000,00 TL civarında olduğunu, davalı borçlu şirketin Binbirçiçek markasıyla üne kavuştuğunu, borçlu şirketin bu marka ve diğer değerli markalarını icra takibinden 5-6 gün önce muvazaalı bir şekilde devrettiğini, bu devir işlemi ile davalı borçlunun alacağın tahsilini engellemeye çalıştığını belirterek istinaf taleplerinin kabul edilmesi talep edilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu tasarrufun İİK 280/3. maddesi uyarınca ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan alan şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiğinin kabul edilmekte olduğu karşısında, aciz halinde bulunduğu anlaşılan davalı borçlu şirketin, piyasa değeri olan "tanınmış" marka statüsündeki markasını ve bu marka ile bağlantısı bulunan diğer markaları davalı ...

Şirketine devretmesinin işbu madde yönünden iptale tabi olduğu, gerekçenin devamında açıklanacağı üzere 4. kişi durumundaki dahili davalı şirketlerin de bu durumu bilmesi gereken konumda oldukları, tanınmış markasını ve bu markaya irtibatlı diğer markalarını devretmiş olmasının, mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini göstermekte olduğu,

davalı 3. kişi Denge Yatırım Şirketinin, davacının dava dilekçesinde dayandığı bir başka alacaklı tarafından açılıp feragatle sonuçlanan (dosya arasında bulunan) İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/899 Esas sayılı dosyasında verdiği 07.03.2008 havale tarihli dilekçesinin son sayfasında, borçlu şirketin malvarlıklarının bir kısımını nakde çevirmek suretiyle borçlarını ödemeye ve ticari faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığı şeklindeki beyanları kapsamında şirketin ekonomik durumunun bozulduğunu bilmekte olduğu,

keza markayı daha sonradan devralan ve ekonomik bütünlük içerisinde yer aldığı savunulan dahili davalı şirketlerin de bal üretim piyasasında yer alıyor oluşları, davalı borçlu şirket ile Altıparmak Şirketinin rakip şirketler olması, ara malik konumundaki şirketlerin Altıparmak Şirketinin tedarikçisi konumunda olması,

Altıparmak Şirketinin paketli bal piyasasını %25 ile %30'u arasında değişen oranlarda elinde tutması nedeniyle, borçlu şirketin bilinen ve yatırım yapılabilir en önemli markasını mal kaçırma kastıyla devrettiğini bilebilecek durumda oldukları, anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin kabulüne, yeni hüküm kurulmasına davanın kabulü ile davalı Orbal Arıcılık Balcılık Gıda San. ve Tic.

AŞ ile Denge Yatırım Holdıng A.Ş. arasında Beşiktaş 6. Noterliğinin 21.09.2007 tarih ve 40784 yevmiye numaralı marka devir sözleşmesiyle yapılan 203038 marka tescil numaralı "baltutan balcılık" isimli marka, 99/15856 marka tescil numaralı "baltutan binbirçiçek" isimli marka, 182788 marka tescil numaralı "binbir çiçek" isimli marka, 05/34232 marka tescil numaralı "binbirçiçek" isimli marka, 05/28407 marka tescil numaralı "binbirçiçek" isimli marka, 04/32939 marka tescil numaralı "binbirçiçek" isimli marka, 02/27498 marka tescil numaralı "binbir çiçek" isimli marka, 04/40854 marka tescil numaralı "canbal" isimli marka,

132421 marka tescil numaralı "canbal" isimli marka, 04/22826 marka tescil numaralı "orbal arıcılık balcılık" isimli marka, 05/36748 marka tescil numaralı "orbal binbirçiçek" isimli marka, 03/10082 marka tescil numaralı "poliflora" isimli markaların devrine ilişkin tasarrufun iptaline, davacı tarafa İstanbul 7. İcra Dairesinin yenileme sonucu 2016/37768 (eski 2007/16983- yenileme sonucu 2014/4712) sayılı dosyasındaki alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla sözü geçen markalar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dahili davalı Altıparmak Gıda'nın mal kaçırma gayesi olamayacağını, bu alanında önemli bir firma olduğunu, "binbirçiçek" markasının tanınırlığının kendisi tarafından yapıldığını, ciddi bir yatırım yaptığını, davalı borçlunun tek markasının bu olmadığını, ticari işletmenin önemli bir kısmını teşkil etmediğini, bilirkişi raporlarında usule uygun değer tespiti yapılmadığını, müvekkilin iyi niyetli olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme 1- Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.

Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nun 277 md) bulunması, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nun 278, 279 ve 280 inci maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması,

Özellikle İİK'nun 278 inci maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, satılan taşınmaz üzerinde, ipotek ve haciz kayıtları varsa, alıcı taşınmazı bu kayıtlarla yükümlü olarak satın almış olacağından, satışın bunların tamamı üzerinden yapıldığının kabulü, bu nedenle oransızlığın belirlenmesinde tapu kaydındaki ipotek ve haciz miktarının da göz önünde tutulması,

aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerekmektedir.

Keza İİK'nun 280 inci maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK'nun 279 uncu maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.

İİK'nun 280 inci maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın,

borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır.

Mahkemece, davalılar arasında yapılan ve muvazaalı olduğu ileri sürülen devirlerin, özellikle de temlik tarihlerindeki değerleri üzerinden gerçekleştiği ve bedellerinin de ödendiği, davalıların tasarufun alacaklıya zarar verme kastı ile yapıldığını bildikleri ve bilebilecek durumda olduklarının da davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine yapılan inceleme neticesinde; bölge adliye mahkemesince dava konusu markaların davalı borçlunun ticari işletmesinin önemli bir kısmını teşkil ettiği belirlenerek istinaf talebinin kabulüne yeni hüküm kurulmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekili dava sırasındaki beyanlarında ve temyiz dilekçesinde; davalılar arasında bağ olduğunu, dava konusu marka devirlerinin ticari işletmenin önemli bir kısmını teşkil ettiğini, mal kaçırma kasdı bulunduğunu beyan etmiştir.

Davalı ... Holding A.Ş. dava konusu markaları kazanç elde etmek için devraldığını beyan etmiştir. Denge Holding'in satın aldığı markaları tasarruf tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra piyasada bal işi ile uğraşan diğer firmalara devrettiği anlaşılmıştır.

Davalı borçlu Orbal Arıcılık ve Balcılık Gıda San ve Tic. A.Ş.‘nin ticaret sicil bilgilerine göre “bal” işi ile uğraştığı, adına kayıtlı 12 adet markanın devrinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar iş bu dosyada dava konusu marka devrinin davalı borçlunun ticari işletmesinin önemli bir kısmını teşkil ettiği belirtilmişse de; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/ 6043 E. sayılı dosyası ile Yargıtay denetiminden geçmiş, davacısı farklı ancak aynı tasarrufa ilişkin açılmış, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Hukuk Dairesinin 2017/1050 E.-2018/983 K. sayılı dosyasına konu İstanbul 10 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/349 E. sayılı dava dosyası da birlikte incelenerek, iki dosya birlikte değerlendirilerek, kazanılmış haklara da riayet edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2. Bozma neden ve şekline göre dahili davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) nolu bbendinde açıklanan nedenlerle dahili davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde dahili davalılara iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın 6100 sayılı Kanun madde 372/2 gereğince Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19278, K. 2024/4714, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/19278
Karar No
2024/4714
Tarih
15 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/19279 K.2024/5263
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/19291 K.2024/4961
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/19295 K.2024/6722
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/19297 K.2024/7886
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/19303 K.2024/6723
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2021/19335 K.2024/7808

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.