KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/1928 E., 2021/9971 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.001 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl dosyada davacı ... vekili, birleşen dosyalarda davacı vekilleri, davalı ...’dan ayrı ayrı alacaklı olduklarını, davalı borçlu hakkında icra takipleri yapıldığını, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı gayrımenkulleri diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz
belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. Araştırılmalıdır.
Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.
Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
1-Davacı ... vekilinin temyiz itirazları incelenmiştir.
a)Somut olayda; davacı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine Mersin 6. İcra Müdürlüğü’nün 2012/7131 sayılı dosya ile takip yapıldığı, takibin dayanağının 11/02/2011 tanzim tarihli, 180.000,00 TL bedelli bono olduğu, takibin kesinleştiği, davalı borçlu aleyhine iş bu dosyadan yapılan 10/08/2012 tarihli haciz tutanağının İİK 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde olduğu anlaşılmıştır.
Mersin İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkii, 114 parselde bulunan ½ hissesi 25/01/2012 tarihinde 15.000,00 TL bedelle kaydında yer alan ... ... Bankasının 270.000,00 TL ve Esnaf ve Kefalet Kooperatifinin 300.000,00 TL bedelli ipoteği ile davalı ... Tarım Tekstil Gıda Maddeleri San Tic. Ltd. Şti’ne devredilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan belgelere göre davalı borçlu ile davalı ... Petrol arasında akaryakıt alışverişi olduğu, davalı ... Petrol ve davalı ... tarım arasında organik bağ bulunduğu gibi davalı ... Tarım’ın cevap dilekçesinde davalı borçlunun akaryakıt istasyonundan sürekli alışveriş yaptığının da beyan edilmiş , davalı ... Tarım Tekstil Gıda Maddeleri San Tic. Ltd. Şti ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olduğunun, İİK 280/1 hükmü gereğince davalı ... Tarım Tekstil Gıda Maddeleri San Tic. Ltd. Şti’nin davalı borçlu ...’nın durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olduğunun anlaşılmasına göre davalı ... Tekstil Gıda Maddeleri San Tic. Ltd. Şti yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
b)Davalı borçlu adına kayıtlı Mersin ili, ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkii, 113 parselde kayıtlı gayrımenkul 14/12/2011 tarihinde 9.500,00 TL bedelle ...’ye devredilmiştir. Davacı ... yönünden yukarıda açıklandığı üzere dava şartları gerçekleşmiştir. İş bu gayrımenkul tapuda 9.500,00 TL bedel ile devredilmiş ancak dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre tasarruf tarihindeki gerçek değeri 47.455,47 TL olarak belirlenmiştir. Tapuda gösterilen değeri ile tasarruf tarihindeki gerçek değeri arasında misli aşan fark olduğunun anlaşılmasına göre İİK'nın 278/III-2 hükmü gereğince iptale tabi olduğu değerlendirilmeksizin iş bu gayrımenkul yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz itirazları incelenmiştir.
Davacı ..., davalı borçlu ...’dan alacaklı olduğu, davalı borçlu aleyhine 30/03/2012 tanzim tarihli çeke dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/1228 sayılı dosya ile 10/03/2012 tanzim tarihli bonoya dayalı olarak ise ... İcra
Müdürlüğü’nün 2012/1769 sayılı dosya ile takip yaptığı, takiplerin kesinleştiği, ... İcra Müdürlüğü’ün 2012/1228 sayılı dosyadan alınan talimat gereğince Mersin 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/139 Tal dosyadan davalı borçlu aleyhine 05/04/2012 tarihli menkul haczi yapıldığı, söz konusu haciz tutanağının İİK 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde olduğu anlaşılmış ancak ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/1769 sayılı icra dosyasından dosyaya kesin ve/veya geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağının dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür.
Yine davacı ..., davalı borçlu ...’dan alacaklı olduğu, davalı borçlu aleyhine 17/01/2012 tanzim tarihli çeke dayalı olarak ... İcra Müdürlüğü’nün 2012/845 sayılı dosyadan icra takibi yapıldığı, takibin kesinleştiği ancak dosyadan aleyhine kesin ve/veya geçici aciz belgesi niteliğinde haciz tutanağının dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür.
Dava konusu tasarrufların tarihi 14/12.2011 ve 25/01/2012 olup, davacı ...’nin alacağının dayanağı 30/03/2012 tanzim tarihli çek ve 10/03/2012 tanzim tarihli bono olduğu,
Davacı ...’in alacağının dayanağı ise 17/01/2012 tanzimli çek olduğu, alacağın dayanağı olan çekler ve bononun tasarruf tarihlerinden sonra düzenlenmiş olduğu görülmüştür.
Çek ve bono güncel hayat içinde ileri tarihli düzenlenebilir.
Bu durumda öncelikle; mahkemece, davacı ... ve davacı ... vekiline takiplerin konusu borcun doğumuna ilişkin temel ilişki konusunda delillerini sunması için süre verilmesi, sunduğu delillerin toplanması, davacı ve davalı borçlunun varsa ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, gerektiğinde davacı ve borçlunun isticvabı ile borcun doğumunun tespiti; daha önce doğduğu ispatlandığı takdirde buna ilişkin dava koşulunun gerçekleştiği kabul edilerek işin esasına girilip yasal maddeleri açıklanan iptal nedenlerinin oluşup oluşmadığı irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Aksi durumun tespiti halinde ise borcun doğumu tasarruf tarihinden sonra ise davanın ön koşul yokluğu nedeni ile reddine , davalılar lehine maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu maddi hukuki olgular dikkate alınmadan hatalı tespit ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı ... ve davacı ...’in alacaklarının dayanağı olan çek ve bononun tasarruf tarihinden önce olduğunun anlaşılmış olması halinde davacıların alacağının konusu olan takiplerdeki aciz halinin de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekecektir. 3-Bozma neden ve şekline göre davacı ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1928, K. 2021/9971, 8 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama