İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/19316 K.2023/11473

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/19316Karar2023/11473Tarih30 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.970 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/19316 E., 2023/11473 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ekim 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1466 E., 2021/636 K.
Hüküm/karar
Davanın Reddi/İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İlk derece mahkemesi
Bismil 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/399 E., 2019/37 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.970 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.03.2017 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki davalı nezdinde ZMSS poliçesi olan çekicinin seyri sırasında aracın sağ ön yolcu kapısının açıldığını, araçta yolcu olarak bulunan davacının desteği ...’ın araçtan düşerek vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, müteveffanın kendi can güvenliği için gerekli tedbirleri alıp almadığı yönündeki müterafık kusur durumunun tespiti ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur yönünden rapor alınmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının kapsamı, poliçe ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlara göre belirlenir.

Nitekim Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinde yapılan değişiklikle zorunlu sigortacının kapsamındaki tazminatları belirlemede Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının göz önüne alınması esası getirilmiştir...Karayolları Trafik Kanunu’nun 92. Maddesinin (a) ve (c) bentleri, Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.1. maddesi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi, yine A.6. maddesinin (c) ve (d) bentleri birlikte değerlendirildiğinde bir motorlu aracın işletilmesi sırasında destekten yoksun kalınan zararın,

zorunlu mali sorumluluk sigortasının kapsamında olması için şu şartların gerçekleşmesi gerektiği söylenebilir. a) Talep edilen destek tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk ve sorumluluk riski çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin olmalıdır.

Sigortalının hukuki sorumluluğu olmayan veya sigortalının sorumluluk riski içinde bulunmayan tazminat taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmayacaktır. b) Motorlu aracın işletilmesinden dolayı ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. İşleten ve işletenin sorumlu olduğu şahısların dışında bir üçüncü kişinin ölümü neticesi, destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmaktadır.

Bunun sonucu olarak, poliçede taraf olan işleten(sigortalı) yada işletenin eylemlerinden sorumlu bulunduğu kişilerin ölmesi durumunda ölen kişi, üçüncü kişi sayılmayacağı için desteğinden yoksun kalanların zararından sigortacı sorumlu olmayacaktır. c) Sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinden sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır.

Bir başka anlatımla desteğin kendi kusurundan kaynaklanan destek zararlarından sigortacının sorumluluğu bulunmamaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır.

Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü sigortalı murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir.

Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için rapor aldırılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş aldırılan 04.10.2018 tarih ve 40968900-101.01.02.-2018/32547 sayılı raporda: Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, Müteveffa yolcu ...'ın % 100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.

Şoför ...'ın 06.04.2017 tarihli Hilvan Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu ifadede " Hilvan ilçesine saat 10:00 sıralarında vardık, buraya kadar oğlum arkada bulunan yatakta uyuyordu. Hilvan'a geldiğimizde uyanarak yolcu oturdu. Cehennem Deresi mevkine geldiğimizde yüzünü ıslak mendil ile siliyordu ve uyanmaya çalışıyordu. Bana günaydın dedi. Kapıya doğru yaslanıyordu. Cehennem deresi mevkini biraz geçtikten sonra bir anda kapı açıldı. Ben yola bakıyordum.

Tahminimce elindeki ıslak mendili atmak için camı açacağını kapı koluna dokunmuş olabilir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı teminat içi hallerin gösterildiğine göre, açıklanan gerekçelerle davacıların davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu'nun kusura ilişkin raporuna itiraz etmelerine rağmen bu yöndeki taleplerinin mahkemece değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nce tanzim edilen 04.10.2018 tarihli kusur raporunda müteveffa yolcu ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun, araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğunun bildirildiğini, yapılan bu değerlendirmenin yetersiz ve hatalı olduğunu,

kazada ...'ın %100 oranında kusurlu bulunmasının olayın oluş şekline ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre yanlış olduğunu, dosyanın İstanbul Adli Tıp Genel Kurulu'na veya İstanbul Teknik Üniversitesi'ne gönderilmesini talep etmelerine rağmen taleplerinin değerlendirmeye alınmadığını ve bu yönde bir işlem yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.

Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu durumlarda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir.

KTK'nun 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır.

(Benzer nitelikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2153 E. 2020/5192 K. sayılı ilamı) Evrak kapsamına göre davacının murisi ...'ın davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı 21 TB 879 plakalı araçta yolcu olarak bulunurken seyir halinde kapının açılması nedeni ile araçtan düşerek vefat ettiği, mahkemece ATK'dan aldırılan rapor içeriğine göre murisin emniyet kemerini takmaması ve araca binerken kapının düzgün şekilde kapandığını kontrol etmemesi, araç hareket halinde iken düzgün olarak kapatılmamış kapıya yaslanmasından kaynaklı kapının açılması neticesinde meydana gelen olayda % 100 oranında kusurlu olduğu,

sürücünün ise herhangi bir kusurunun olmadığının belirtildiği, söz konusu kusur durumunun soruşturma aşamasında sürücünün beyanı ve Jandarma tarafından düzenlenen 25.03.2017 tarihli tutanak içeriği nazara alındığında usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafın kusura ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, sürücünün olayda kusurlu olmaması nedeni ile KTK'nın 86. maddesi uyarınca davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu..."

gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun vermiş olduğu kararlardan ve diğer Yargıtay uygulamalarından anlaşılacağı üzere işletenin ve şoförün kusurlarının üçüncü kişi konumundaki kişileri bağlamayacağını, Adli Tıp Kurumu'nun kusura ilişkin raporuna itiraz etmelerine rağmen bu yöndeki taleplerinin yerel mahkemece değerlendirilmeden davanın reddine karar verildiğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunun hatalı olduğunu, dosyanın Adli Tıp Genel Kurulu'na veya İstanbul Teknik Üniversitesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, söz konusu taleplerinin değerlendirilmediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, bu nedenle maddi gerçeğe ulaşamadıklarını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın seyri sırasında aracın sağ ön yolcu kapısının açılması üzerine araçta yolcu olarak bulunan davacının desteğinin araçtan düşerek vefat etmesi nedeniyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90, 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04.10.2018 tarihli raporda, dava dışı sürücü ...'ın idaresindeki araç ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, ön yolcu kapısının açılması ile yolcunun araçtan düştüğü, bu haliyle ...'ın kazanın oluşumuna etken kusurlu bir davranışı ya da alabileceği bir tedbirin bulunmadığı ve kazada kusurunun bulunmadığı,

davacının desteği yolcu ...'ın ise sürücü ... idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu esnada kendi can güvenliği açısından emniyet kemeri takması ve araca binerken kapının düzgün şekilde kapandığını kontrol etmesi gerekirken bu hususlara özen göstermediği,

araç hareket halindeyken düzgün olarak kapatılmamış olan kapının yaslanmaktan kaynaklı açılmasıyla ya da kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde kapıyı kendisinin açması sonrasında dengesini kaybederek açık olan sağ kapıdan düşmesi ile sonuçlanan kazada ...'ın asli ve tamamen kusurlu olduğu kanaatine varılmış, davacılar vekilinin rapora itirazı üzerine mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın söz konusu rapor benimsenerek,

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı, davacının davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin karara karşı yaptığı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.

Aynı Kanunun 281'inci maddesinin 1 inci fıkrasında "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.", 2 inci fıkrasında "Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada,

sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.", 3 üncü fıkrasında ise "Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." hükmü bulunmaktadır.

Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04.10.2018 tarihli rapora süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiş, yeni bir raporun alınması talep edilmiştir. Mahkemece davacı vekilinin rapora karşı itirazı hakkında değerlendirme yapılmadan ve rapora karşı sunulan itirazları karşılayan ek bir rapor almadan karar verilmiş olup, bu haliyle eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.

Somut olayda, davacı vekili davacının desteği ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını iddia etmiştir.

Bununla birlikte hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04.10.2018 tarihli raporda yolcu kapısının sert kapatıldığında tam olarak kapandığı, normal hızda kapatıldığında ise yarım kapandığı ve araç hareket halindeyken kapı dilinden kurtularak açılabilme olasılığı olabileceği hususunda açıklama yapıldığı, ancak araçta veya aracın yolcu kapısında arıza olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılmış, söz konusu rapor benimsenmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Şu durumda, mahkemece Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'ndan kusur dağılımına ilişkin olarak, davacı vekilinin itirazları ile davaya konu araç ve aracın kapılarında arıza olup olmadığı hususunun da değerlendirildiği, dosya kapsamında alınan kusur raporu, ceza soruşturma dosyası ve dosyadaki tüm delillerin incelendiği, gerekçeli, denetime elverişli şekilde kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19316, K. 2023/11473, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/19316
Karar No
2023/11473
Tarih
30 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/19320 K.2023/9662
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/19321 K.2023/9657
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/19327 K.2023/9654
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/19340 K.2023/7620
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/19345 K.2023/9655
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/19357 K.2023/24559

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.