KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/1936 E., 2021/6659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; alacağın tahsili için borçlu ... hakkında icra takibi başlatıldığını ancak takibinin semeresiz kaldığını, borçlunun ... ilinde kayıtlı olan çok sayıdaki taşınmazlarının, rayiç değerlerinin çok altında alacaklıyı zarara uğratma kastı ile davalı ... ve davalı ...’a sattığını, onların da diğer davalılara sattığını belirterek tasarrufların iptalini talep etmiştir. Davacı vekili 19/07/2013 tarihli dilekçesi ile davalı ... yönünden taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili; davacı, müvekkili hakkındaki davasından feragat ettiğinden ve taraflar kendi aralarında anlaştıklarından, masraf ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmiştir.
Dahili davalı ...; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin iyi niyetli olarak taşınmazları ...' den bedeli ödeyerek satın aldığını, davanın hiçbir tarafını tanımadığını taşınmazların 5. maliki olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile; ..., ... köyü, 346 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda davalı ... ... adına kayıtlı iken diğer davalılar ... ve ... adına devredilen bağımsız bölümler yönünden ... 20. İcra Müdürlüğünün 2013/2308 esas sayılı takip dosyası yönünden cebri icra yetkisi verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nın 283/II maddesine göre iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının icra dosyasındaki asıl alacak ve ferilerinden fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir.
Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde; dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs, tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir.
Somut olayda ..., ... köyü, 346 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının incelemesinde davalı borçlu ... ... adına kayıtlı iken diğer davalılar ... ve ... adına devredilen ve iptaline karar verilen tasarruflarda; davalı ...’un borçludan satın alan 3. kişi olduğu, davalı ...’nın ise 7. kişi olduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece, davalı ... tarafından satılan taşınmazları satın alan 4.5.6. kişilerin de davaya dahil edilmeli gerekli tebligatların yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, dahil edilen tarafların iddia ve savunmaları dinlenip, delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/1936, K. 2021/6659, 12 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama