Davacı vekili, müvekkili şirkete ait aracın genişletilmiş kasko sigortası poliçesiyle sigortacı şirket tarafından sigortalandığını, 23.10.2018 tarihinde seyir halindeyken bilinmeyen bir sebeple araçta yangın çıktığını ve yayılarak aracın kullanılmaz hale geldiğini, araçtaki hasarın tamir yoluyla giderilmeyecek olmasından dolayı aracın hasar tarihindeki değerinin tazmin edilmesi için sigorta şirketine başvurulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından olumlu bir dönüş yapılmadığını, bunun üzerine sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, şirketle burada da anlaşılamadığını,
aracın pert total değerinin davalı ... şirketi tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL hasar bedelinin davalı ... şirketine ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu olan araçta meydana gelen yangın olayının, yetkili olmayan servis veya servisler tarafından söz konusu aracın DDE kontrol ünitesine motor performansını artırmak amacıyla müdahale edilmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından meydana gelen zararın kasko poliçe kapsamında olmadığı ve davalı kasko şirketinin bu zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle, davanın reddine
karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 120,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 21.06.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.