KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/19580 E., 2022/12675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı .... Ticaret Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2016/2687 Esas 2019/360 Karar sayılı ilamı ile, davacıların her biri için hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarları ayrı ayrı gösterilerek hüküm kurulması gerektiği, zarar görenin müterafik kusurun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, müterafik kusurun kabul edilmesi halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi, somut olay ile bağdaşmayan, düşük miktardaki manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görülmediği hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile 10.776,57 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 10.869,64 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 04.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacı ... için 7.500,00 TL ve ... için 6.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davaya konu edilen maddi tazminata ilişkin mahkemece verilen 06.07.2015 tarihli kararda kusur indirimi yapılmak suretiyle hüküm verilmiş, kusur indirimi yapılmaması yönündeki davacı temyizi kapatılan 17. HD 2016/2687 Esas 2019/360 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, kusur indirimi yapılmaksızın sadece müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmiş olup, bu şekliyle davalılar lehine oluşan kazanılmış hakların ihlal edildiği açıktır.
Bu durum karşısında mahkemece kusur indirimi de yapılarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kusur indirimi yapılmadan yazılı olduğu biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davalı ..., 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda; davacının poliçe kapsamında ödeme yapılmasını sağlamak için, davalıya başvuru yaptığı ve davalının 28.08.2012 tarihinde kısmi ödeme yaptığı görülmektedir. Bu itibarla; davalının yetersiz olan kısmi ödemeyi yaptığı bu tarihte tüm zarar için mütemerrit olduğu dikkate alınarak 28.08.2012 tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin hatalı saptanması doğru değildir.
4-6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde mahkemece; meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların oğlu olan yakınlarının ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacıların ölene olan yakınlıkları nedeniyle duyacakları elemin derinliği, kazanın oluşumunda kusur oranları gözönünde tutularak, olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, düşük miktardaki manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
5-Bozma neden ve şekline göre vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19580, K. 2022/12675, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama