KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/19919 E., 2022/16076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 08.06.2021 tarih 2021/İHK-17415 sayılı davalı vekilinin itirazlarının kabulüne, kararın kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 23.11.2019 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı çok taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılamadığını, bu nedenle huzurdaki başvuruyu yapmak durumunda kaldıklarını iddia ederek,
oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açtığı belirsiz alacak davası ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi 22.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, taleplerini 12.03.2021 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 87.104,03 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 8.784,03 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
... tarafından, talebin kabulüne, 87.104,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.784,03 TL geçici iş göremezlik tazminatı, toplam 95.888,45 TL tazminatın 02.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
... tarafından, davalı vekilinin itirazlarının kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, talebin kısmen kabulüne, 71.630,78 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.784,03 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 80.414,81 TL tazminatın 02.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı
bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Somut olayda. Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı için muhtemel bakiye ömür süresi PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre belirlenen ve prograsif ranta göre yapılan tazminat hesaplaması hükme esas alınmış; davalının itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince TRH 2010 ve % 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılan tazminat hesabına göre karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için her ne kadar kaza tarihi itibariyle TRH 2010 Tablosuna göre hesaplama yapılması gerekirse de davacı tarafından PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan tazminat hesabını hükme esas alan ... kararına itiraz edilmediği de dikkate alınarak, davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilerek; PMF 1931 Yaşam Tablosuna ve progresif rant usulüne göre yapılan tazminat hesabına ilişkin raporun hükme esas alınması gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
... ... tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Yasası 30/17 madde ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete'de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/19919, K. 2022/16076, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama