KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20011 E., 2022/17118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
906 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ...Ş aleyhine 02/12/2020 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddi ile ... kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine dair verilen 13/06/2021 günlü ve 2021/İHK-18030 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili, 29/07/2018 tarihinde davacının sürücüsü olduğu araçla, davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak %7 oranında malul kaldığını, davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; tarihsiz ıslah dilekçesiyle talebini 60.238,88 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; müvekkiline iletilen raporun yönetmelik hükümlerine aykırı bir rapor olması nedeniyle başvurunun geçerli olmadığı ve usulden reddi gerektiğini, aksi kanaat halinde yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek, başvurunun usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; adli tıp uzmanlarından oluşan heyetten alınan maluliyet raporu tazminat hesabına ve hükme esas alınarak; başvurunun kabulü ile 60.238,88 TL sürekli maluliyet tazminatının 20/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince; davalının vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüne, diğer itirazların reddi ile ... kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle her ne kadar Dairemiz içtihat değişikliği nedeniyle TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak hesap yapılmaması doğru değilse de, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas, 2020/ 40 karar sayılı kararı gereği yeni ...
Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve 1.8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden uygulanmasının mümkün olmaması, karara esas alınan rapordaki hesap biçiminin davalı lehine olması ve PMF tablosu-progresif rant esasına göre hesaplanıp Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan rapordaki PMF tablosu daha kısa bakiye ömür süresi belirlediğinden davalı lehine olduğunun anlaşılması,
PMF yaşam tablosu-progresif rant esasına göre hazırlanan bilirkişi raporuna ve ... kararına karşı davacı yanın itiraz etmemesi de dikkate alınarak tarafların hesap yöntemine ilişkin itirazlarının reddine, maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olmayışına dair eksikliğin tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilmesine göre davalının başvurunun usulden reddine yönelik itirazının yerinde olmamasına, kaza sonucu oluşan maluliyet ile kask kullanmama arasında illiyet bağı olamayacağı açıkça anlaşıldığından,
bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışının ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde görülmesine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde, kaza nedeniyle davacı müvekkilinin Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen 02/10/2020 tarihli rapor uyarınca %7 oranında engelli olduğunu belirterek, bu maluliyet raporuna göre karar verilmesini talep etmiştir.
Tahkim yargılaması sırasında Uyuşmazlık Hakem Heyetince Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’ne ekli cetveller) uyarınca 3 adli tıp uzmanından oluşan heyetten aldırılan 17/01/2021 tarihli maluliyet raporunda ise davacının maluliyeti %7.2 olarak belirlenmiş ve bu rapor hakem heyeti tarafından karara esas alınmıştır.
Anılan her iki raporun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiş olmadığı açıktır.
Diğer yandan dava belirsiz alacak davası olarak açılmamış olup, davacının maluliyet oranı bakımından talebini (%7 oranı ile) sınırladığı da dikkate alındığında, tahkim yargılaması sırasında aldırılan rapordaki %7.2 maluliyet oranı üzerinden hesaplamanın yapıldığı aktüer raporu esas alınarak karar verilmesi, HMK ‘nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına da aykırı olmuştur.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza tarihi sonrasında eksik tedavi evrakları da eklenerek, kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine belirlenmesi amacıyla, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından önceki raporların da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar ve talepten fazlaya hükmedilemeyeceği kuralı da dikkate alınarak) hüküm kurulması gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre ve davacının talebi de aşılmak suretiyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20011, K. 2022/17118, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama