KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20192 E., 2022/17179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında ... ... tarafından verilen karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 15.05.2021 tarih ve 2021/İHK-9905 sayılı itirazın kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulüne dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın bisikletli olan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek oluşan maddi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
...
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacı tarafından sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik açısından birçok eksiklik taşıdığı, davacı tarafından genel şartların belirttiği özürlü sağlık kurulu raporu ile sigorta şirketine başvurulmadığından başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu ve Sağlık Bakanlığının belirlediği yetkili hastaneden alındığı,
bu nedenle raporda bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının zararının tespitine yönelik olarak alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak zararın belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 60.075,53 TL tazminatın 02.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2)Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
a)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan ve Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12.06.2020 tarihli raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlendiği ve olay tarihi itibarıyla bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları eklenerek davacıya ait Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulundan, davacının ikametine en yakın üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından veya Sağlık Bakanlığının belirlediği yetkili hastanelerden rapor alınıp sonucuna göre davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
b)HMK'nın 266. ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağının dosyada bulunmadığı, İtiraz Hakem Heyetince kusur raporu alınmaksızın davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza dosyası ve varsa kaza tespit tutanağı dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
c)Davacı vekili meydana gelen kaza nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacı ile eldeki davayı açmış, faiz türü olarak temerrüt faizine karar verilmesini talep etmiş, hakem heyetince de avans faize karar verilmiştir. Kazaya karışan aracın hususi kullanımı sırasında zarar gerçekleştiğinden bu durumun aksi de ispat edilemediğinden faiz türü olarak yasal faize karar verilmesi gerekirken avans faize karar verilmesi doğru değildir.
d)5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20192, K. 2022/17179, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama