KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20251 E., 2022/17453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karara davalı .... vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafın itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili; 01.08.2020 tarihinde davalı .... nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olan aracın karşı yönden gelen davalı .... nezdinde ... poliçesi ile sigortalı olan araç ile kafa kafaya çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında davacılar desteğinin öldüğünü iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 107.631,73 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
... Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuru sahiplerinden ...'ın talebinin 58.598,14 TL olarak kabulü ile 28.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Ouick Sigorta A.Ş.'den tahsiline başvuru sahiplerinden ...'ın talebinin 7.358,92 TL, ...'ın talebinin 11.729,88 TL, ...'ın talebinin 18.723,29 TL ve ...'ın talebinin 11.221,65 TL olarak kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere 28.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Ouick Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile başvuru sahiplerine ödenmesine karar verilmiş; ... kararına davalı ..... vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine karar verilmiş; ... kararı, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş; 52. maddesinde ise zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır.
Dava konusu kaza, kamyonette davacıların desteğinin yolcu olarak seyahat ettiği sırada meydana gelmiştir. Kaza tutanağında sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacıların desteğinin bulunduğu yer kaza tespit tutanağında kasa içi olarak işaretlenmiş olup, desteğin yolcu taşımaya müsait olmayan kısımda yolcu olduğu, araçta davacıların desteği dahil 10 kişinin bulunduğu, bu haliyle istiap haddinin de aşıldığı, davacıların desteğinin hayatını kaybetmesini önleyebilecek gerekli tedbirler alınmadan yolculuk yaptığı anlaşılmış olup, bu husus tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir.
O halde, davacıların desteğinin olayda yolcu taşımaya müsait olmayan yük nakli için kullanılan kamyonetin kasasında amaç dışı yolculuk yaptığı değerlendirilerek ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
3-Somut olayda, ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı ... yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde Asliye Mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarife'nin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarife'nin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı ... lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
KARŞI OY
5684 sayılı Sigortacılık Yasası'nın 30/12. maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,000 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Davacı ... için 11.729,88 TL olarak talebini artırmış, ... için 18.723,29 TL olarak talebini artırmış ve ... için 11.221,65 TL olarak talebini artırmış, İtiraz Hakem Heyetince anılan davacılar ... için 11.729,88 TL, ... için 18.723,29 TL ve ... için 11.221,65 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu sebeple anılan davacılar yönünden ret ve kabul edilen miktarlar gözetildiğinde verilen karar kesin nitelikte olduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girerek temyiz incelemesi yapan sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20251, K. 2022/17453, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama