KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20357 E., 2022/16154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, ... tarafından davanın kabulüne ve ... tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaya konumundaki davacıya çarpmasıyla oluşan kaza sonucunda davacının yaralanıp malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. sürekli işgücü kaybı tazminatının 27/07/2020 tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 22/01/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 87.968,85 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kusur ve maluliyete itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
... tarafından; davanın kabulü ile 87.968,85 TL. sürekli işgücü kaybı tazminatının 07/08/2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, ... tarafından, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ile ekindeki cetvellere uygun biçimde belirleyen 21/07/2020 tarihli uzman doktor heyeti raporunun karara esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu trafik kazasında, davacı ile davalının sigortalısının kusur oranlarının tespiti bakımından alınan 21/01/2021 tarihli raporda, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazada % 25 oranında ve davacının da % 75 oranında kusurlu olduğu yönünde bildirilen görüşün benimsenmesiyle, % 25 kusur üzerinden hesaplanan tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği görülmektedir.
Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında; davalıya sigortalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur verilmeden, yaya geçidi bulunmayan yolda ilk geçiş hakkı araçlara ait olmasına rağmen, yola kontrolsüz biçimde giren davacının asli kusurlu olduğu tespitleri yapılmıştır. Hakem Heyeti tarafından benimsenen kusur raporu, kaza tespit tutanağı ile çelişkilidir.
Davalının sorumluluğu ile derecesinin belirlenmesi bakımından, kusur tespitinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği dikkate alındığında, eksik incelemeyle karar verildiği izahtan uzaktır.
Açıklanan nedenler karşısında ...'nce; konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden, tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle, kaza tespit tutanağı (burada yapılan yol durumuna ilişkin tespitler de gözetilerek) ile daha önce alınan 21/01/2021 tarihli kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (tam nispi) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20357, K. 2022/16154, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama