KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20526 E., 2022/11511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.204 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 05/10/2022 Çarşamba günü davacılar vekili Av. .... ve Av. ... geldiler. Davalılar adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacıların oğlu- kardeşi olan ...’un, davalı tarafından sırtından pompalı tüfekle vurularak kasten öldürüldüğünü, bu olay nedeni ile davacıların büyük acı ve üzüntü yaşadıklarını belirterek, belirsiz alacak davası olarak davacı anne ve babası için 1.000,00 er TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 50.000,00’er TL manevi tazminatın ve davacı kardeşi için 35.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini anne ... için 87.179,57 TL, baba İbrahim için 69.247,11 TL’ye yükseltmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 51.935,33TL maddi tazminat ile 35.000,00TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarih olan 26/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 65.384,67TL maddi tazminat ile 35.000,00TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarih olan 26/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 25.000,00TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarih olan 26/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... 'e verilmesine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesince, İstinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, haksız fiilden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır.
Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacı anne ve baba için destek paylarının dağılımı; desteğin bekar olduğu dönemde %20, evli olduğu dönemde %10, bir çocuklu olduğu dönemde %7,5, iki çocuklu olduğu dönemde %5 pay oranları belirlenerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, hükme esas alınan aktüer raporunda mütevefanın anne ve babasına ayrılan pay oranları dairemiz uygulamalarına uygun değildir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; hayatın olağan akışına göre bekar olarak ölen desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem için de anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki, anne ve babaya birer pay verilerek,
yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe, bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesinin uygun olacağı,
daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının hesabı yapılması böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır.
Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir.
Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselmektedir.
Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay eşe 2 pay esasına göre %50 desteğe %50 eşe pay verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
O halde, mahkemece temyiz edenin sıfatına göre, davalı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle davacıların hak kazanacağı muhtemel tazminat tutarının hesaplanması konusunda aktüer bilirkişiden kök rapor tariihndeki verilere göre ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı belirlendiği rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-6098 sayılı TBK.'nın md. 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince davacılar yararına manevi tazminat hükmedilirken ceza dosyasında davalı lehine yapılan indirimin dikkate alınması isabetli ise de, yukarıdaki belirtilen hususlar dikkate alınmadan matematiksel hesaplama yapılarak manevi tazminat takdir edilmesi hatalı olmuştur. Bu durumda olayın oluş şekli, tarihi, davacı anne ve babanın ölene yakınlıkları ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı anne ... ve davacı Baba ... lehine hükmedilen manevi tazminatlar bir miktar az olup, davacı anne ... ve davacı Baba ... lehine hakkaniyete uygun bir miktar daha fazla manevi tazminata hükmedilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20526, K. 2022/11511, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama