İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20613 K.2024/1387

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/20613Karar2024/1387Tarih12 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.226 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/20613 E., 2024/1387 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2024
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/521 E., 2021/917 K.
Dava tarihi
19.07.2017
Hüküm/karar
Davanın reddi/Başvurunun esastan reddi
Mahkemesi
Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/109 E., 2019/399 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.226 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının 2016 yılında tanıştıklarını, aralarında duygusal bir ilişki başladığını, davacının ilişkiyi bitirme düşüncesinde iken davalının, davacıya tecavüz ettiğini, bu ilişkiden hamile kalan davacının durumu davalıya bildirmesine rağmen davalının çocuğu kabul etmediğini, 05.07.2017 tarihinde çocuğun dünyaya geldiğini belirterek müşterek çocuk ... ...un babasının davalı ... olduğunun tespitine, müşterek çocuk ... ...un davalı baba nüfusuna kaydedilmesine,

dava sonuçlanıncaya kadar davacı anne için 1.000,00 TL, müşterek çocuk ...... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL tedbir nafakasına, dava sonuçlanınca tedbir nafakasının yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına, davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya tecavüz ettiği iddiasının doğru olmadığını, tarafların ilişkisinin başından itibaren müvekkilinin ailesi tarafından kabul edilmediğini, buna rağmen davacının ilişkinin devamını sağladığını, çocuğun davalıdan olduğunun tespit edilemediğini, DNA incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.Davanın 19.07.2017 tarihinde aile mahkemesinde açıldığı, Ankara 11. Aile Mahkemesinin 11.06.2018 tarihli 2017/1284 Esas, 2018/1892 Karar sayılı ilamı ile davacı tarafın manevi tazminata ilişkin talebinin babalık davasından tefrikine, tefrik edilen dava dosyasının ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği, tefrik edilen manevi tazminat davasının Ankara 11. Aile Mahkemesinde 2018/1102 Esas sayısı ile kaydedildiği,

Ankara 11. Aile Mahkemesinin 25.12.2018 tarihli 2018/1102 Esas, 2018/2069 Karar sayılı ilamı ile davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde düzenlenen haksız fiile dayalı manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, davaya genel mahkemede bakılması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, dosyanın Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, 2019/109 Esas sayısına kaydedildiği ve manevi tazminat davasına ilişkin yargılamanın bu mahkemede devam edildiği anlaşılmıştır.

2.İlk Derece Mahkemesinin (Ankara 27. Asliye Hukuk Mahkemesi) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 11. Aile Mahkemesinin 2017/1284 Esas sayılı dosyasının incelemesinde dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığının 16.10.2018 tarihli raporunda davalı ...'in %99,99 ihtimalle ......'un biyolojik babası olduğu kanaatini bildirir rapor düzenlendiği,

davacının nitelikli cinsel saldırı iddiası ile ilgili olarak davalı ... hakkında ...'na yaptığı şikayeti üzerine soruşturma sonucunda davacı-müştekinin anlatımının hayatın olağan akışına ters olduğu gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, tüm dosya kapsamı ve deliller incelendiğinde.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/7201 Esas, 2015/2980 Karar nolu örnek içtihatı doğrultusunda tarafların rıza çerçevesinde gerçekleştirdikleri eylem hukuka aykırılık içermediği gibi davalının bu eylem nedeniyle tek başına kusurlu sayılmasının da doğru olmadığından olayda haksızlık eylem unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin müvekkili ile davalı arasında yaşanan olayları yeterince irdelemeden ve araştırmadan bir karar verdiğini, açmış oldukları davanın babalık neticesinde manevi tazminat talebi olduğunu, salt tecavüz nedenine dayalı açılmış bir tazminat davası olmadığını, ortada bir çocuk bulunduğunu, yerel mahkemenin karar verirken çocuğun üstün yararı prensibini dikkate almadığını ve sanki tecavüz nedeniyle açılan bir tazminat talebiymiş gibi karar verildiğini, davacının genç bir yaşta anne olduğunu, davacının müşterek çocuğu tek başına büyütmek zorunda kaldığını,

davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının eylemi nedeniyle davacının manevi zarara uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müşteki ...'un şikayeti üzerine şüpheli ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı yapılan soruşturma neticesinde, atılı suçun işlendiğine ilişkin müştekinin hayatın olağan akışına ters oluşu nedeniyle itibar edilemeyecek anlatımı haricinde rızası dışında cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin kamu davası açmaya yeterli delil ve emare bulunmadığından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği,

Ankara 11. Aile Mahkemesinin 2017/1284 Esas, 2018/1892 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı ... tarafından ... aleyhine açılan babalık davasının 13.11.2018 tarihli karar ile kabulüne karar verilerek......'un babasının ... olduğunun tespitine karar verildiği,

somut olayda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan dolayı yapılan soruşturma neticesinde atılı suçun işlendiğine ilişkin müştekinin hayatın olağan akışına ters oluşu nedeniyle itibar edilemeyecek anlatımı haricinde rızası dışında cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin kamu davası açmaya yeterli delil ve emare bulunmadığından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, dosya kapsamına göre davalının, davacı ile zorla birlikte olduğu iddiasının ispatlanamadığı, olayın gerçekleştiği tarihte davacının ergin (reşit) olduğu, davalının yaşanan süreçte davacıyı yalnız bırakması,

doğum sırasında davacı ile ilgilenmemesi eylemlerinin haksız fiil niteliğinde olmadığı ve davacı lehine manevi tazminat ödetilmesi şartları oluşmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar yerel mahkeme tarafından kabul edilmese de; müvekkilinin söz konusu çocuğa istemediği bir ilişki sonucunda, davalının tecavüzü neticesinde hamile kaldığını, bir an için ilişkinin rıza dahilinde olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin 19 yaşında bu çocuğu doğurmak istemeyeceğinin açık olduğunu, müvekkilinin defalarca davalının yardımını istemesine rağmen davalı ve ailesinin yardım etmediğini, ne davalı ne de ailesinin bu süreçte müvekkiline sahip çıkmadığını, davacının 19 yaşında genç bir kız iken bu yükün altında tek başına kaldığını,

müvekkilinin çaresizlik içinde çocuğu dünyaya getirmek zorundan kaldığını, açmış oldukları davanın babalık neticesinde manevi tazminat talebine ilişkin olduğunu, salt tecavüz nedeni ile açılan bir tazminat davası olmadığını, ortada bir çocuk bulunduğunu, yerel mahkemenin karar verirken çocuğun üstün yararı prensibini dikkate almadığını, aile mahkemesi kararı ile davalının babalığına hükmedildiğini, babalık davasından sonra da davalının tavırlarında hiçbir değişiklik olmadığını, çocukla bir kez bile görüşmek istemediğini, davalının nafakayı bile ödemekten kaçındığını, müvekkilinin bu süreçte manevi olarak çok yıprandığını,

bedenen de hastalandığını, davanın reddine karar verilmesinin hukuku aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız fiil iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20613, K. 2024/1387, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20613
Karar No
2024/1387
Tarih
12 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20615 K.2024/1537
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/20620 K.2024/2392
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/20635 K.2024/1736
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20640 K.2024/1533
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20650 K.2024/1763
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20652 K.2024/1767

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.