KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20688 E., 2023/12824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/560 E., 2021/1404 K.
- Dava tarihi
- 23.10.2013
- Hüküm/karar
- Davanın Reddine
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının maliki olduğu ve davacı sigortalısı tarafından kiracı sıfatıyla kullanılan işyerinin elektrik kontağından yangın çıktığını, eksper tarafından belirlenen 38.781,00 TL hasar bedelini sigortalıya ödeyip haklarına halef olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 38.781,00 TL'nin ödeme tarihi olan 20.06.2013'ten işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş yerinin kiralandığını ve zilyetliğinin kiracıya geçtiğini, bu nedenle öncelikle davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, kiracının kullandığı makineler nedeniyle elektrik tesisatında bir yetersizlik meydana gelmiş ise kiracının öncelikle bu durumu kiraya verene bildirmekle yükümlü olduğunu, davalının taşınmazı kiraya verdiği 06.09.2011 tarihinden önce taşınmazın elektrik aksamını kontrol ettirdiğini ve buna ilişkin işi yaptırdığı firmadan belge aldığını, sigorta eksperinin dosya içerisine olaydan aylarca önce alınmış faturaları koyduğunu,
ancak yangın esnasında bu malların yangın mahallinde olup olmadığını araştırmadığını, iş yerindeki makinelerin yangın nedeniyle hiç bir hasar görmediğini, polis ekspertiz raporunda özellikle kablolarda elektrik arkı veya şase olayını gösteren bulguya rastlanmadığının açıklıkla vurgulandığını, olay yeri fotoğraflarında görüleceği üzere iş yerinin girişinde bulunan elektrik ana panosu şalterlerinin kapalı bulunduğunu, iş yerinin faal olarak çalışmadığını, iş yeri içerisinde ekonomik değeri olan demirbaşın bulunmadığını,
sadece satılamayan veya ekonomik değeri olmayan elde kalmış hurda ip ve malzemenin bırakıldığını belirtmek suretiyle öncelikle davanın husumet yönünden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli, 2013/303 Esas 2016/122 karar nolu kararı ile; davacıya sigortalı işyerinde çıkan yangında davalı malikin kusurlu olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 16.09.2019 tarihli ve 2016/11832 Esas, 2019/8003 Karar sayılı kararı ile; "...Somut olayda; davacı ... şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasında 06.09.2012 tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu; davacı sigortalısı ile davalı arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davada Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek.
HMK'nun 114/1-c maddesine göre görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde işin esasının incelenerek hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına; bozma neden ve şekline göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm deliller, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre dosya değerleme uzmanı, elektrik mühendisi, tekstil mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerin hazırladıkları raporun olayın meydana geliş şekli ile uyumlu olduğu, yangının meydana geldiği tarihte resmi kayıtlara göre sigortalı işyerinde elektrik enerjisi tüketiminin olmaması nedeniyle yangının elektrik tesisatından kaynaklı olma ihtimali bulunmadığı, yangının davalı mülk sahibinin kusuru ile meydana geldiğine dair veya yangın sebebiyle ortaya çıkan hasarın artmasına davalı mülk sahibinin kusurunun veya katkısının bulunduğuna dair illiyet bağı kurulamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kanun hükmü gereği yapı sahibinin yapım bozukluklarından veya bakımındaki eksiklerden doğan zararı gidermekle yükümlü olduğunu, yine kiraya verenin kullanıma elverişli halde teslim etmek durumunda olduğunu, bu yükümlülüğüne riayet etmediğini, malı ayıplı teslim ettiğini bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu, rücu hakkının doğduğunu, her ne kadar dosyaya celp edilen yazı cevabında 24.12.2023-06.10.2013 arası enerji kullanılmadığı belirtilmiş ise de sigortalının iş yerini tekstil atölyesi olarak kullanılmak üzere kiraladığı,
iş yerinde birden fazla abonelik olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kusursuz sorumluluk ilkesi gereği maliğin sorumlu olduğunu, nispi vekalete değil maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafça ticari paket sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış işyerinde 15.02.2013 tarihli çıkan yangın sonucu yapılan hasar bedelinin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalı kiralayan/taşınmaz malikinden rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69 uncu maddesi,
3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, kararda belirtilen gerekçelere ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20688, K. 2023/12824, 29 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama