KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20725 E., 2024/2350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1077 E., 2021/905 K.
- Davalılar
- 1-... vekili Avukat ... 2-... vekili Avukat ...
- Dava tarihi
- 25.07.2018
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/449 E., 2019/474 K.
Karar Metni
1.772 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'nın davacı bankaya genel kredi sözleşmesi sebebi ile borçlu olduğunu İstanbul İcra Dairesi'nin 2018/25321 E sayılı dosyası ile hakkında icra takibi başlatıldığını, haczi kabil malvarlığı bulunmadığını, ancak Hatay İli, ... İlçesi ...Mahallesi 2185 parsel A4 blok, 5. Kat 12 nolu bağımsız bölüm ile Hatay İli, ... İlçesi ...Mahallesi 2185 parsel A4 blok, 8. Kat 18 nolu bağımsız bölüm taşınmazların ... tarafından 26.12.2017 tarihinde davalı ...'ya bağışlama yolu ile devredildiğini belirterek davaya konu bu tasarrufun İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2018/25321 sayılı dosya alacağı bakımından iptali ile batıl olan bu tasarrufa konu taşınmaz üzerinde davacı banka lehine cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; borcun tasarruftan önce meydana gelmediğini, dava konusu edilen ...2185 parselde bulunan A 4 Blok 8. Kat 17 nolu bağımsız bölüm taşınmazın müvekkilinin murisi olan babası ...... ve ortaklarına ait iken murisin 1999 yılında vefatı üzerine hissesinin mirasçılarına intikal ettiğini, söz konusu taşınmazın bir kısmının orman içinde kalmış olduğu anlaşıldığından taşınmazın orman alanında kalan kısmının ormandan çıkarılması için bir kısım mirasçının taşınmazdaki hisselerini ...'ya devrettiğini,
...'nın uğraşları sonucunda taşınmazın bir kısmının ormanla bir ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığını ve söz konusu yerde ... tarafından inşaat yapımına başlandığını ve inşaattan müvekkiline düşen dairenin devrinin 08.04.2011 tarihinde yapıldığını, bu devrin bedelsiz yapılmasının nedeninin hisse devrinin bir karşılığı olmasından kaynaklı olduğunu, söz konusu devrin bağış niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin elindeki taşınmazları satarak işçilere, malzeme almakta olduğu şirketlere ve bankalara ödemelerini yapmaya çalıştığını, müvekkilinin bu ödemeleri yapmak için elindeki tüm taşınmazlarını birer birer satmaya başladığını, tarafların kardeş olduğunu ve ...'nın ortak olduğu miras malı taşınmazı ...'ya devrettiğini, bu devirden sonra taşınmaz üzerinde inşaat yapılmak üzere ... İnşaat ile kat karşılığı satış vaadi sözleşmesi yapıldığını, devir edilen taşınmazın da davalı ...'nin davalıya devretmiş olduğu paya karşılık aldığı daire olduğunu, inşaat bitiminde payına düşen daireyi aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ...'nın adına kayıtlı ...2185 parselde bulunan A 4 Blok 8. Kat 17 nolu taşınmazını diğer davalı ve aynı zamanda kız kardeşi olan ...'ya bedelsiz olarak devrettiği, tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere söz konusu taşınmazın edinme sebebinin bağış olarak nitelendirildiği, ...'nın borçlu ...'nın kardeşi olması sebebiyle ekonomik durumunu ve alacaklılarına zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Hatay İli, ...
İlçesi, ...Mahallesi 2185 parsel A4 Blok 17 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından diğer davalı ...'ya yapılan 26.12.2017 tarihli bağış işlemine dair tasarrufun iptali ile İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2018/25321 sayılı dosyası yönünden davacıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosyada alınmış bir aciz vesikası bulunmadığını, müvekkili adına kayıtlı halen bir çok taşınmaz bulunmakta olup bu taşınmazların kıymet takdirleri yapılıp satış istenmeden işbu davanın açılmasının yerinde olmadığını, tarafların kardeş olup taraflara murislerinden miras kaldığını, dava konusu taşınmazların satış olarak değil, miras payına karşılık devredildiğini, bu anlamda satış bedeli ile keşfen belirlenen değer arasında bir fark olmasının öneminin bulunmadığını, taraflar arasında mirastan kaynaklanan bir ortaklık olup,
2011 yılında bu taşınmazın usuli işlemlerin daha rahat yapılabilmesi için davalı müvekkiline devredildiğini, usuli işlemler tamamlandıktan sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince ...'nın emaneten üzerine kalan daireleri hak sahiplerine iade ettiğini, bu anlamda bir muvazaa olgusundan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin mal kaçırma amacıyla değil güvene dayalı kendi adına devredilen taşınmazların iadesinin söz konusu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili lehine olan devirde kesinlikle bir mal kaçırma amacı olmayıp bilakis davalı borçlunun müvekkilince bedelinin 08.04.2011 tarihinde hissesini devrederek ödemiş olduğunu, dairelerin gerçek ve söz verildiği şekilde müvekkiline dönüşünün söz konusu olduğunu, 19.12.2017'de müvekkiline yapılan devrin bedelsiz olmadığının ortada olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile. İİK'nın 278/3-2. maddesine göre; mütat hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların batıl olduğu,
ancak, bu müddetin haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceği, bu hükme göre davalı-borçlu ...'nın kendi adına kayıtlı olan taşınmazını kendisi hakkında başlatılan 12.07.2018 tarihli icra takibinden önce (geriye doğru iki yıl içinde,) 26.12.2017 tarihinde bağışlamak sureti ile davalı kardeşi Hadice'ye devrettiği gerekçesiyle İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır.
Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir.
Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince; borçlu ...'nın adına kayıtlı ...2185 parselde bulunan A 4 Blok 8. Kat 17 nolu taşınmazını diğer davalı ve aynı zamanda kız kardeşi olan ...'ya bedelsiz olarak devrettiği, tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere söz konusu taşınmazın edinme sebebinin bağış olarak nitelendirildiği, ...'nın borçlu ...'nın kardeşi olması sebebiyle ekonomik durumunu ve alacaklılarına zarar verme kastını bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Davalı 3. kişi ...’nın davalı borçlu ...’nın halası olduğu, dava konusu edilen Hatay İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, 2185 parselde bulunan taşınmazda daha önceden davalı 3. kişi ...’nın murisi ...... ve dava dışı ortaklarının hisse sahibi olduğu, murisin vefat etmesi üzerine taşınmazdaki hisselerin davalı ...’ya intikal ettiği, 18.05.2012 tarihinde ... 2. Noterliği 08064 yevmiye no ile ...
İnş.Taah.ve San.Ltd.Şti. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ve taşınmaz üzerinde inşaat yapıldığı, 02.06.2014 tarihinde dava dışı... adına kat irtifakı tesis edildiği, 30.12.2014 tarihinde davalı borçlu ...’ya devredildiği ve 26.12.2017 tarihinde de davalı borçlu ...tarafından davalı 3. kişi Hadice’ye kayıtsız şartsız bağışlandığı anlaşılmaktadır.
Davalı 3. kişi ...; dava konusu taşınmazın bir kısım hissesinin aslında babasına ait iken, babası vefat edince kendisine mirasen intikal ettiğini, ancak taşınmazın bir kısmının orman içinde kalmış olduğu anlaşıldığından söz konusu taşınmazın orman alanında kalan kısmının ormandan çıkarılması için taşınmazdaki hisselerini geri almak üzere ...'ya devrettiğini, ...'nın uğraşları ile açılan dava sonucunda taşınmazın bu kısmının ormanla bir ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığını ve ... tarafından inşaat yapımına başlandığını ve inşaattan müvekkiline düşen dairenin devrinin de 08.04.2011 tarihinde yapıldığını iddia etmekte olup, mahkemece;
kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı 3. kişi ...’ya düşecek olan taşınmazların dava konusu edilen taşınmazlar olup olmadığı araştırılmadığı gibi, davalı 3. kişi Hadice; dava konusu edilen taşınmazın orman sınırları arasından çıkarılması için açılan bir davada kendisini temsil etmesi için taşınmazın ...’ya devrini sağladıklarını iddia etmekte olup, sözü edilen bu davanın gerçekten olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulurken Hadice adına değil de dava dışı... adına kurulması ve sonra ...’ya devredilmesinin sebepleri de araştırılmamıştır.
Bu durumda; mahkemece yapılacak iş; kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı 3. kişi Hadice’ye düşecek olan taşınmazların dava konusu taşınmazlar olup olmadığının, bu taşınmazların orman sınırları içinde kalması nedeniyle ... tarafından açılan bir davanın olup olmadığı ve sonucunun ne olduğunun, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kat irtifakının neden... adına kurulduğunun araştırılıp tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20725, K. 2024/2350, 4 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama