İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20746 K.2024/1690

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/20746Karar2024/1690Tarih19 Şubat 2024Okuma7 dk · 1.468 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/20746 E., 2024/1690 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Şubat 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/893 E., 2021/906 K.
Dava tarihi
17.12.2014
Hüküm/karar
Davanın Reddi/Başvurunun Kabulü
İlk derece mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/338 E., 2018/491 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.468 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, annesi ... ile davalı babası ...'ın evlilik dışı doğan müşterek kızları olduğunu, davacının annesinin davacıya hamile olduğunu öğrendiğinde bu durumu davalıya söylediğini, davalının bebeği istemediğini, davacının annesinden hamileliğine son vermesini istediğini, davacının annesinin bu koşullarda davacıyı dünyaya getirmek zorunda kaldığını, davalıdan bir daha haber alınamadığını, davacının annesinin daha sonra başka bir kişi ile evlendiğini, evlendiği kişinin davacıyı nüfusuna geçirdiğini, davacının yedi yaşına kadar bu kişiyi babası bildiğini,

davacının yedi yaşında bu kişinin gerçek babası olmadığını öğrendiğini, bunun üzerine senelerce babasını aradığını, babasını bulduğunda babasından görüşme talebi gelmediğini, davacının bunun üzerine babalığın tespiti davası açtığını, söz konusu davanın beş yıl sürdüğünü, davalının davaya katılmadığını, daha sonra davacının davalı babası ile birkaç kez görüştüklerini, davalının görüşmelerinde defalarca davacıya "annene para verdim seni aldırması için" dediğini, davacının davalının bu tutumu karşısında psikolojik yıkım yaşadığını, davacının ekonomik durumları kötü olduğundan ailenin geçimine katkıda bulunmak için çalışmak zorunda kaldığını,

davacının babasıyla ilgili psikolojik problemleri yüzünden ilkokulu bile bitiremediğini, bu nedenle kendisine iyi bir iş bulamadığını, davalının maddi manevi aşağılamalarına maruz kaldığını, davalının davacının doğumundan itibaren hiçbir iletişime geçmediğini, hiçbir maddi manevi katkıda bulunmadığını, davalının eylemleri nedeniyle davacının psikolojik tedavi gördüğünü, davalının ekonomik durumunun oldukça iyi olduğunu belirterek belirsiz alacak olarak 200.000,00 TL maddi tazminat ve 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş,

bununla birlikte aylık 5.000,00 TL nafakanın da davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacının annesi ile tanıştığını, tanıştıkları sırada evli ve iki çocuklu olduğunu davacının annesine söylediğini, davacının annesinin hamile olduğunu öğrendiğinde çocuğu aldırmasını istediğini, bunun için gerekli masrafları verdiğini, ancak annenin ortadan kaybolduğunu, davalının davacının doğduğundan haberi olmadığını, davalının davacıyı bulunduğu ortamdan ayırmaya çalıştığını, kızına yakında bir ev almayı orada yaşamasını teklif ettiğini, ancak davacının bunu kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davanın 17.12.2014 tarihinde açıldığı İstanbul 9. Aile Mahkemesinin 2014/851 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada 15.10.2015 tarihli duruşmada, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na dayandığı ve aile mahkemesinin görevi kapsamında olmadığı gerekçesiyle, bu talepler yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek aynı mahkemenin 2015/727 Esas numarasına kaydedilmiş, İstanbul 9. Aile Mahkemesinin 2015/727 Esas, 2015/657 Karar sayılı 19.10.2015 tarihli ilamı ile davacının maddi ve manevi tazminat talebi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, dosya İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek 2016/338 Esasına kaydedilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahiyeti gereği yardım nafakası üzerinden geçmişe dönük maddi bir belirleme yapılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından herhangi somut bir belgeye dayandırılmamış maddi tazminatın tam olarak hangi zarardan meydana geldiği ve bu zararın miktarının belirtilmesi noktasında kalem kalem bir açıklamada bulunulmadığı, özetle hesaplamaya esas bir belge ve başkaca unsur bulunmadığından,

davacı taleplerini karşılar şekilde maddi bir tazminat hesaplamasının yapılamayacağı gibi davalının, davacının kendi öz çocuğu olduğunu televizyon programı ile öğrendiği ve bu bilginin soybağı davası sonucu kesinleştiği, önceki dönem için davalının maddi bir sorumluluğunun olmadığı gibi sonrasındaki dönem için davacıya davalı tarafından Aile Mahkemesi kararı ile nafaka bağlandığı, davacının maddi tazminata ilişkin iddialarının sübut bulmadığı manevi tazminat açısından ise somut olay incelendiğinde davacının manevi tazminat sebebi olarak belirttiği babasının onunla diğer çocukları ile olduğu gibi ilgilenmemesi,

"annene para verdim seni aldırması için" gibi ibareler kullanması vs. iddiaların kişilik haklarını etkileyecek ve manevi zarar oluşturacak nitelikte değerlendirilemeyeceği, babalık görevinin yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zarar isteğine ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 04.11.2015 tarih ve 2015/11009 Esas ve 2015/12403 Karar sayılı emsal içtihadı da nazara alınarak davanın reddi gerektiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ettiklerini, mahkemece deliller toplanmadan karar verildiğini, davalının davacının doğduğundan haberi olduğunu, bu hususu doğrulayan tanıklarının dinlenmediğini, davacının davalı babasını televizyona çıkıp aradığını ve bulduğunu, davacının davalı babasından kaynaklı psikolojik sorunları nedeniyle yaşadığı sorunlar ve tedavisi ile ilgili hastane kayıtlarının getirtilmediğini, davalının evlilik dışı doğan davacıyı doğumundan itibaren bilmesine rağmen davacıyı çocuğu olarak kabul etmediğini, davalının davacıya babalık yapmadığını,

davalının davacı kızıyla hiç ilgilenmediğini, maddi tazminat yönünden kalem kalem maddi zarar belirtmenin gereksiz olduğunu, maddi zararın davacının yoksun kaldığı kar olduğunu ve bunun tarafların sosyo ekonomik durumuna göre bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalının eylemi nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava, babalığın benimsenmemesi ve babalık vazifelerinin ihmalinden kaynaklı maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Kartal 3. Aile Mahkemesinin 2007/253 Esas-2009/1542 Karar nolu ilamı ile babalığın tespitine karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, HMK'nın 198 inci maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden davanın yeterince aydınlandığı ve Yerel mahkemece toplanan delillerin hüküm kurmaya yeter nitelikte bulunduğu,

davalının, davacıya reşit olduktan sonra yardım nakafakası ödemeye yükümlü kılındığı, davacının davalıdan maddi tazminat isteme hakkı bulunmadığı, manevi tazminat yönünden yapılan incelemede; davacının anne ve babası arasında resmi olmayan bir birlikteliğin olduğu, bu birliktelikten davacının dünyaya geldiği, davacı tarafından babalık davası açılıp mahkemece DNA incelemesi yaptırılana kadar davalının çocuğu tanımadığı, davalının yıllarca davacının kendi çocuğu olduğunu bildiği halde babalığı benimsemediği, resmi olarak davacıyı tanımaktan kaçındığı, davacının baba sevgisinden yoksun bir şekilde büyümesine,

elem ve üzüntü duymasına neden olduğu, çocuğa karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerekirken bundan kaçınan davalının kusurlu olduğu, bu suretle davacının kişilik haklarının ağır bir biçimde saldırıya uğradığı anlaşıldığından davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2020/2689 E.- 2020/4591 K. sayılı emsal ilamları)..."

gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, büyüme, iaşe, eğitim, barınma vs. yönünden davacının davalının desteğinden mahrum kaldığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirtmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının davacının varlığından babalık davası ile haberdar olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, 200.000,00 TL maddi tazminatın reddedilmesi sebebiyle davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; babalığın benimsenmemesi ve babalık vazifelerinin ihmalinden kaynaklı maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle aile mahkemesinin kararı ile davalının davacıya yardım nafakası ödemesine karar verildiği, davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,

davacının davaya konu durum nedeniyle çektiği acı, üzüntü, elem, sıkıntı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın amacı gözönünde bulundurulduğunda takdir olunan manevi tazminat miktarının uygun olduğu, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasında maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, anılan Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı şeklinde düzenlemenin bulunduğunun anlaşılmasına göre,

karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20746, K. 2024/1690, 19 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20746
Karar No
2024/1690
Tarih
19 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20748 K.2024/1301
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/20750 K.2024/2105
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20753 K.2024/1686
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20756 K.2024/1963
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/20758 K.2024/1565
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/20763 K.2024/2358

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.