İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/20769 K.2024/1388

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/20769Karar2024/1388Tarih12 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.284 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/20769 E., 2024/1388 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/820 E., 2021/1170 K.
Dava tarihi
27.07.2015
Hüküm/karar
Davanın reddi / Başvurunun esastan reddi
Mahkemesi
Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/307 E., 2019/68 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.284 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıyı, evlenme vaadiyle kandırmak suretiyle ırza geçme fiilinden şikayet ettiğini, davalının ailesinin araya girmesiyle müvekkilinin şikayetinden vazgeçtiğini, davalının müvekkiline sürekli evlenme vaadinde bulunduğunu, ancak bu konuda samimi davranmadığını, davalının evli olduğunu, müvekkilini kandırmak için birden çok kez eşine karşı boşanma davası açmasına rağmen davasını takip etmediğini, müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin davalı ile müşterek ikamet ettikleri evin kirasını ödemek suretiyle ev tuttuğunu ve ev eşyalarını aldığını, müvekkilinin evin ihtiyaçlarını karşıladığını,

tarafların bir süre birlikte yaşadığını, daha sonra davalının sebepsiz olarak evi terk ettiğini ve geri dönmediğini, davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin manevi zarara uğradığını, maddi zararının da bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 maddi tazminat, 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; davacı ile 2000 yılından beri tanıştıklarını, kendisini terk etmek dışında onur kırıcı söz ve davranışının olmadığını, birden çok kez boşanma davası açıp geri çektiğinin doğru olduğunu, bu davaları çocuklarını mağdur etmemek için geri çektiğini, davacıya hiçbir zaman evlilik vaadinde bulunmadığını, birlikte yaşadıkları dönemde harcamaları müşterek yaptıklarını, davacının açmış olduğu davaları kendisine dönmesi için şantaj olarak kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.Davanın 27.07.2015 tarihinde aile mahkemesinde açıldığı, Gaziosmanpaşa 2. Aile Mahkemesinin 2015/652 Esas, 2016/331 Karar sayılı 14.04.2016 tarihli ilamı ile davacının maddi ve manevi tazminat davasının mahkemenin görevsizliği nedeniyle tefrik edilmesine karar verildiği, davacının tefrik edilen maddi ve manevi tazminat davasının Gaziosmanpaşa 2. Aile Mahkemesinin 2016/366 Esasına kaydedildiği,

Gaziosmanpaşa 2. Aile Mahkemesinin 2016/366 Esas, 2016/337 Karar sayılı 15.04.2016 tarihli ilamı ile davaların genel hükümlere göre görülmesi gerektiğinden davacının maddi ve manevi tazminat davaları yönünden mahkemenin görevsizliğine, dosyanın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde görevli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, dosyanın Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, 2016/307 Esas sayısına kaydedildiği, davacının maddi ve manevi tazminat davalarına ilişkin yargılamanın bu mahkemede devam edildiği anlaşılmıştır.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların bir dönem evlilik dışı birlikte yaşadıkları, bu dönemde karşılıklı olarak ev ihtiyaçlarını karşıladıkları, davalının resmi nikahlı eşinden boşanmamasının davalıya kusur olarak atfedildiği, dosya kapsamındaki beyanlara göre davacının taraflar arasında ödünç ilişkisi bulunduğunu iddia etmediği, davalıya davacının rızasıyla verilen paraların iadesinin talep edildiği, davalıya yapılan posta havalelerinde paranın davalıya borç olarak verildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, banka kredilerinin davalıya verildiğine ilişkin bir delilin de bulunmadığı,

ancak davalının duruşmadaki beyanında davacı tarafından kendisine rızaen 7.000,00 TL para verildiğinin ifade edildiği, tanıkların da tarafların bir dönem birlikte yaşadıklarını, birlikte yiyip içtiklerini beyan ettikleri, davalının evli olduğunun davacı tarafça bilinmesine rağmen tarafların birlikte yaşadıkları, davalının resmi nikahlı eşinden boşanmamasının davalıya kusur olarak atfedilmiş olmasına rağmen, davacının bu durumu bilerek davalı ile yaşamasının sonuçlarına katlanması gerektiği, dolayısıyla, tarafların gayri resmi birlikteliklerinde yapmış oldukları masrafların her iki taraf yararına yapılmış olduğu,

kira bedeli ödenen evde davacının da yaşadığı, ev eşyalarının davacının kullanımında olduğu, bu nedenle davacının kendi yararına da olan masrafları davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı, yine davacının boşandığı eski eşine ve çocuklarına devrettiği taşınmazlar nedeni ile davalıdan talep edebileceği bir tazminat hakkının bulunmadığı,

davacının kendi rızası ile taşınmazları eski eşine ve çocuklarına devrettiği, davalının, davacıdan 7.000,00 TL para aldığına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmış ise de davacının bu parayı kendi rızası ile davalıya verdiği ve bu ödemelerden sonra da tarafların birlikte yaşamaya devam ettikleri yönünde savunma ileri sürdüğü, ileri sürülen savunma dikkate alındığında, davalının 7.000,00 TL'nin kendisine verildiğine ilişkin maddi vakıayı kabul ettiği, ancak, bunun davacının rızası ile kendisine bağış olarak verilen bir para olduğunu beyan ettiği, davacının da bu paranın davalıya ödünç olarak verildiğine ilişkin bir iddiasının bulunmadığı,

taraflar arasında ödünç ilişkisinin bulunduğu iddia edilse bile, davalının 7.000,00 TL parayı bağış olarak aldığına ilişkin savunması vasıflı ikrar niteliğinde bulunduğundan, ikrarın bölünemeyeceği ve ödünç ilişkisinin varlığını iddia eden davacı tarafın bu iddiasını ispat etmesinin gerektiği, davalının bağış yönündeki savunmasının dosya kapsamı, tanık beyanı ve davacının iddiasına uygun olduğu, dolayısıyla, kabul edilen 7.000,00 TL'nin de iadesinin gerekmediği,

davalının evli olduğunu bilerek davalı ile birlikte yaşayan davacının bu eyleminin sonuçlarına katlanması gerektiği, davacının kişilik haklarına saldırı mahiyetinde başka bir eylemin de iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla yerel mahkemenin tanıklarının lehe olan beyanlarını hiçbir şekilde dikkate almadığını, bilirkişi raporunda kalem kalem tespit edilen zararlara, davalının davacıdan 7.000,00 TL aldığına yönelik ikrar beyanlarına rağmen ne maddi ne de manevi tazminata hükmedildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığının açık olduğunu, davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; manevi tazminat yönünden yapılan incelemede; davacının, davalı ile birlikte olduğunu ileri sürdüğü dönemde reşit ve mümeyyiz olduğu, evlilik dışı cinsel birlikteliğin sonuçlarının ne olabileceğinin davacı tarafından gözetilmesi gereken bir durum olduğu, davacının, davalının başkası ile evli olduğunu bildiği halde kendisiyle birlikte olmayı kabul ettiği, gerçekleşen sonucun, davacı tarafından öngörülen sonuç olduğu, bu tür bir yaşam tarzının, davacının kişisel tercihi olduğu,

buna rağmen evlilik vaadi ile kandırıldığı iddiası ile manevi tazminat isteminde bulunamayacağı, maddi tazminat yönünden yapılan incelemede.

TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü bulunduğu, HMK'nın 190 ıncı maddesi uyarınca herkesin iddiasını ispatla mükellef olduğu, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispat edemediği,

ilk derece mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından, yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20769, K. 2024/1388, 12 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20769
Karar No
2024/1388
Tarih
12 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2021/20771 K.2024/1590
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20772 K.2024/2434
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20780 K.2024/2435
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/20786 K.2024/926
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/20786 K.2024/1964
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/20788 K.2024/2384

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.