KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/20961 E., 2022/16387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 27.07.2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile 50.884,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, anılan karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, cismani zarara dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Davalı vekili, 1 yaşındaki davacının bisiklette yolcu olarak taşınması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunmuştur.
Somut olayda; kaza tarihinde yaklaşık 1 yaşında olan davacının yolcu taşımaya uygun olmayan bisikletin arkasında yolculuk ettiği sırada davalıya sigortalı aracın çarpması sonucu yaralanmıştır. Bisiklet arkasında yolculuk etmek kazaya etkili olan bir kural ihlali değil, zararı artıran bir neden olarak değerlendirilmelidir. Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) bu husus düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar
doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını düşürebilir. Bu durumda Hakem Heyetince, bu savunma üzerinde durularak, BK’nın 43. ve 44. maddesi uyarınca, tazminattan makul oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de;
Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20961, K. 2022/16387, 7 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama