KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21003 E., 2023/2354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/352 Değişik İş-2021/352 Karar
- Sayısı
- İHK-2021/12135
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü/ İtirazın Reddi
- Sayısı
- K-2021/22145
Karar Metni
1.900 kelime·10 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı olan aracın 25.05.2016 tarihinde yaya müvekkiline çarptığını, müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, davalı tarafından %5 maluliyet oranı esas alınarak ödeme yapılmış ise de müvekkilinin maluliyetinde artış olduğunu ve yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli-geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri olarak 5.000,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 144.124,16 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğu nedeni ile başvurunun usulden reddi gerektiğini, iki yıllık zamanaşımı süresinin ve ayrıca hak düşürücü sürenin dolduğunu, başvurunun kesin hüküm nedeni ile de reddi gerektiğini, müvekkilinin davacı yana ödeme yaptığını ve poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kalmadığını, maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı zararlarının teminat dışında olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109 uncu maddesinin 2 nci maddesi kapsamında 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, aynı Kanun'un 111 inci maddesinin 2 nci fıkrası gereği ibranamenin iptali için öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin ibranameye konu olan %5 maluliyete ilişkin olabileceği, başvuranın ibra iradesinin sonradan artan maluliyet zararını kapsamayacağı,
kaldı ki %5 maluliyete istinaden ödenen tazminat yönünden imzalanan ibranameyi takiben hak düşürücü süre içinde ibranamenin iptali yönünde tahkim başvurusu yapıldığı gözetildiğinde hak düşürücü süre itirazının yerinde olmadığı, başvuranın geçici iş göremezlik talebi ile ilgili 2019.E.19816 sayılı tahkim başvurusunda karar verilmiş olduğundan geçişi iş göremezlik talebinin kesin hüküm nedeni ile reddine karar vermek gerektiği,
maluliyetteki artışa ilişkin ilave tazminat talebinin yerindeliğini tespit bakımından alınan sağlık kurulu raporu ile kol kırığına bağlı kalıcı engel derecesinin %20 olarak tespit edildiği ve artan maluliyet halinin delil kapsamına göre sabit görüldüğü, önceki tahkim dosyasında taraf kusurunun tespiti için İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden alınan bilirkişi raporunda sigortalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu rapora eldeki dosya yönünden de itibar edildiği,
daha önce İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01.03.2018 tarihli raporu ile belirlenen %5 maluliyet oranı ile heyetçe alınan rapor arasındaki farkın %15 olduğu ve bu oranın dikkate alındığı, geçici bakıcı ihtiyaç süresinin Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü tarafından 28.08.2020 tarihli rapor ile 30 gün olarak belirlendiği,
tüm bu verilere göre alınan aktüer raporu ile davacının bakiye zararının sürekli iş göremezlik bakımından 141.652,16 TL ve bakıcı gideri yönünden 975,74 TL olarak belirlendiği" gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, sürekli iş göremezlik bakımından 141.652,16 TL ve bakıcı gideri yönünden 975,74 TL'nin 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
B.İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; karara dayanak olan Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce düzenlenen maluliyet raporu taraflarına tebliğ edilmeden hüküm tesis edildiğini, maluliyet raporunun zarar hesabına dayanak yapılamayacağını, başvurunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 nci maddesi gereği hak düşürücü süre sebebiyle reddi gerektiğini, %5 maluliyet üzerinden yapılan ödeme tarihi itibariyle ibraname kapsamında hak düşürücü sürenin dolduğunu,
%5 maluliyet üzerinden ödenen tazminatın eksik olduğuna dair yapılan 2019.E.19816 dosyada fark zarar çıkmadığından başvurunun reddine karar verilmesi nedeniyle başvurunun kesin hüküm nedeniyle de reddi gerektiğini, geçici bakıcı gideri zararının poliçe teminat kapsamında olmadığını, başvuru sahibi vekili lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15.01.2021 tarihli raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun olarak düzenlendiği, raporda kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulduğu ve güncel muayene bulgularının değerlendirildiği, ibranamenin %5 maluliyet oranına ilişkin olarak imzalandığı ve Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 inci maddesine dayanan zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, tazminat hesabının önceki maluliyet oranı olan %5 maluliyet oranı ayrık tutularak yapıldığı,
her iki dosyanın konusu aynı olmadığından davalının kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin uygun olduğu" gerekçesiyle davalı itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde.
05.04.2018 tarihinde davacıya 25.817,92 TL ödeme yapıldığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 nci maddesi gereği başvurunun hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, başvurunun kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiğini, başvuru sahibinin başvuru konusu olay ve taleple ilgili olarak daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu 2019.E.19816 başvuru numaralı davasını ikame ederek sürekli ve geçici iş göremezlik zararının tazminini talep ettiğini, 2019.E.19816 başvuru numaralı dosyada başvuranın bakiye alacağı tespit edilmediğinden başvurunun esastan reddine karar verildiğini, her ne kadar maluliyet artışı iddiası ile başvuruda bulunulmuşsa da,
yapılan medikal denetim sonucu başvuranın maluliyetinde artış tespit edilemediğini, davacının aynı olay sebebiyle aynı raporu dava konusu yapmasının mümkün olmadığını, yargılama esnasında sunulan %20 maluliyet oranı bildirir sağlık raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini ve bu husustaki savunma hakkının engellendiğini, raporun Erişkinler İçin Engelilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenmesi gerektiğini, taraflarınca aldırılan medikal raporda maluliyet oranının %4 olarak tespit edildiğini, dosyada mevcut tüm raporlar arasında çelişki olduğunu, dirsek kısıtı yönünden tablolara göre yanlış değerlendirme yapıldığını,
sigortalı aracın 01.03.2016 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenmiş olan poliçelerin yeni Genel Şart hükümlerine tabi olduğunu, geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, başvuru sahibine Sosyal Güvenlik Kurumunca ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun kesin hükmü düzenleyen 303 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda, önceki tahkim yargılamasına ilişkin olan Sigorta Tahkim Komisyonu 2019.E.19816 başvuru numaralı dosyasına konu zarar ile eldeki davaya konu zarar aynı olmayıp, eldeki dava yönünden talep edilen zarar artan maluliyete ilişkin olup bu nedenle eldeki dava yönünden kesin hükümden bahsetmek mümkün olmadığından davalı yanın kesin hüküm itirazının reddi gerekmiş, ayrıca tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıda yer alan bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda, davalı tarafından davacıya %5 maluliyet oranı esas alınarak ödeme yapılması sonrasında ibraname alındığı, daha sonra davacı yanca artan maluliyet olduğu iddiası ile 04.03.2019 tarihli (önceki) tahkim başvurusunun yapıldığı, bu başvuruya dayanak olarak KATÜ Adli Bilimler Enstitüsü Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen ve %6 maluliyet oranı belirleyen maluliyet raporunun sunulduğu, ödenen miktarın yeterli olduğu gerekçesiyle (önceki) tahkim başvurusunun reddedildiği, sonrasında huzurdaki tahkim başvurusunun yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından yeni bir maluliyet raporu aldırıldığı.
Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15.01.2021 tarihli Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu ile davacının maluliyet oranının %20 olarak belirlendiği ve aradaki %15'lik maluliyet oranı farkı nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak maluliyet raporları arasında maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın zaman içinde artan maluliyet oranı veya gelişen yeni bir durum olup olmadığı konusunda bir belirleme bulunmamaktadır. İtiraz Hakem Heyetince yapılan yargılama eksik incelemeye dayalıdır.
Davacıya %5 iş göremezlik oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca alınacak yeni bir raporda, artan maluliyet ile gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerekir.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği hâlde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık “gelişen durum” ve dolayısıyla gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olmaktadır. Böyle hâllerde zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş sayılamaz. Gelişen durumun söz konusu olup olmadığı her olaya özgü olarak dosyaya sunulan delillere göre belirlenir.
Bu itibarla; davacıdaki yaralanmanın hangi tarihli tedaviyle tamamen iyileştiği, iyileşme sonrası aynı yaralanma nedeniyle gelişen bir durumun bulunup bulunmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği kesin olarak belirlenmelidir. Çünkü tedavinin ne zaman sona erdiği ve sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir hâle geldiği, gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
İtiraz Hakem Heyetince; kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek davacının %5 oranında sürekli iş göremezliğini belirleyen rapor da irdelenerek maluliyet oranının belirlenmesine etki eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığını belirlemeye elverişli, yeni bir sağlık kurulu raporu alınmalıdır. Söz konusu rapor, oluşturulacak farklı bir uzman doktor heyetince, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda; bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ve bizzat muayene edilerek düzenlenmelidir.
Açıklanan nedenlerle; davacıdaki yaralanmanın gelişen durum olup olmadığı ve davaya konu kaza nedeniyle davacının artan maluliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. Kabule göre de, İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21003, K. 2023/2354, 23 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama