İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21138 K.2023/9449

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/21138Karar2023/9449Tarih19 Eylül 2023Okuma13 dk · 2.676 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2021/21138 E., 2023/9449 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2023
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/711 E., 2021/881 K.
Hüküm/karar
Davanın kısmen kabulüne/davalıların istinaf talebinin reddine/ davacıların istinaf talebinin kısmen kabulüne
İlk derece mahkemesi
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/78 E., 2020/1092 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.676 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın tüm taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda davalı ... şirketinin davacılardan ... ve Melisa'ya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine, davacı ...'e yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde. 25.08.2017 tarihinde davacıların desteği ...'nın yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı olarak kaza yapması sonucu desteğin vefat ettiğini, davacıların kendisinin desteğinden yoksun kaldıkları gibi bu olay nedeniyle büyük bir acı ve üzüntü de yaşadıklarını, aracı kaza esnasında davalı ...'ın kullandığını, davalılardan ...'ın bu aracın sahibi ve işleteni, diğer davalı ...Ş.'nin ise bu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen şirket olduğunu,

kusurun davalı tarafa ait olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacıların her biri için 1.000,00'er TL'den toplam 3.000,00 TL destek kaybına ilişkin maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ve ayrıca davacılardan ... için 75.000,00 TL ve diğer davacılar için kişi başı 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 175.000,00 TL. manevi tazminatın da

kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş; davacılar vekili 07.05.2019 tarihli dilekçesiyle taleplerini, davacılardan ... için 335.314,70 TL'ye, ... için 72.829,26 TL'ye, ... için 78.171,92 TL'ye yükseltmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hatır taşıması ve müterafik kusur itirazı ile aracı haricen satmaları ve işleten sıfatlarının kalmadığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğu itirazında bulunmuş ve ayrıca davanın esastan da reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle müterafik kusur itirazında ve cevap dilekçesi verildikten sonra yargılama aşamasında hatır taşıması itirazında bulunmuş, davanın esastan da reddini savunmuştur.

Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa 21.12.2017 tarihinde ödeme yapıldığını, ödemenin teminat limitinden düşülmesi gerektiğini, TRH 2010 formulüne göre hesaplama yapılması gerektiğini, kusur yönünden de inceleme yapılması gerektiğini beyan etmiş ve davanın esastan reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların desteğinin geliri yönünden araştırma yapılarak bilirkişi raporu ile gelirin tespit edildiği, davacıların desteğinin kaza tarihinde alkollü olduğunu bildiği sürücü arkadaşının aracına, bu durumu bilerek binmek ve araç içerisinde emniyet kemeri takmamak suretiyle müterafik kusurlu olduğu kabul edildiği re'sen %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, davalılardan ... vekilinin süresinde hatır taşıması itirazı nedeniyle, müterafik kusur indiriminden sonra belirlenen tazminattan davalılardan ... yönünden ayrıca % 20 hatır taşıması indirimi yapıldığı,

davalılardan Axa Sigorta A.Ş. tarafından dava tarihinden önce davacı tarafa 21.12.2017 tarihinde 151.739,18 TL ödendiği, limitin poliçede 310.000,00 TL yazmasına rağmen, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle limitlerin 330.000,00 TL'ye yükselmesi karşısında sigorta şirketinin maddi tazminattan sorumlu olduğu tutarın 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu,

davadan önce 151.739,18 TL ödenmesi karşısında, davalı ... şirketinin kalan sorumluluğunun 178.260,82 TL ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile davacılardan ... için, 78.171,92 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 76.496,64 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması,

davalılardan Axa Sigorta A.Ş.'nin ise sorumluluğunun 28.371,28 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar Axa Sigorta A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine,

davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için, 72.829,26 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 68.480,00 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması,

davalılardan Axa Sigorta A.Ş.'nin ise sorumluluğunun 25.398,05 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar Axa Sigorta A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine,

davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için, 335.314,70 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan Axa Sigorta A.Ş.'nin ise sorumluluğunun 124.491,49 TL. ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar Axa Sigorta A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine,

davacılar ..., ... ve ... için kişi başı 20.000,00 TL'den toplam 60.000,00 TL manevi tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ... ve ...'ya verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dosyada yer alan bilirkişi raporlarında davalı ...'in tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, alınan iki kusur raporunda da % 10 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığını, buna rağmen Yerel Mahkemenin resen bu oranı % 20 yapmasının hukuka aykırı olduğunu, hatır taşımasında bu sebeple indirim yapılabilmesi için zarar görene fiilen taşıma yapılması sebebiyle bir yarar sağlanmış olması gerektiğini, kazanın gerçekleştiği gün hatır taşıması yapan kişinin ... değil, diğer davalı ... olduğunu, bu nedenle bu davalı lehine hatır taşıması indirimi yapılmasının doğru olmadığını,

hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, tazminat miktarının belirlenirken olayın meydana geliş biçimi, davalının ağır kusuru, alkollü araç kullanması, kaza anında sorumluluktan kurtulmak adına başkasını şoför olarak göstermesinin, müvekkili Saadet'in 25 yaşında iki çocukla dul kalmasının, diğer müvekkillerinin ise babasız kalmalarının göz önünde bulundurulmadığını, paranın alım gücünü kaybetmesi sebebiyle hükmedilen manevi tazminat miktarlarının kabul edilemeyeceğini, Yerel Mahkemenin davalılardan işleten ve sürücünün 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden,

davalı ... şirketinin ise ilk ödeme tarihi olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olduklarına hükmedildiğini ancak kazaya karışan aracın ticari nitelikte bir araç ise yasal faize değil ticari faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacıların sigortadan alacaklarını aldıklarını ve ibralaştıklarını, başkaca maddi kayıplarının bulunmadığını, davanın maddi tazminata ilişkin kısmının hatalı olduğunu, ayrıca murisin düzenli bir gelirinin bulunmadığını, bu nedenle maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını, kazanın oluşumunda ve devamında müteveffanın da kusurunun bulunduğunu, aracın içerisinde şoförün dikkatini dağıtmakla ve emniyet kemerini bağlamamakla olumsuz neticenin doğmasına iştirak ettiğini, manevi tazminatın zenginleşmeye yönelik olmaması gerektiğini, amacın mağduriyetin giderilmesi olması gerektiğini,

davacıların talebinin bu genel kaidelere uygun olmadığını, yaşanan olayda müvekkilinin ve murisin çocukluktan bu yana çok samimi arkadaş olduklarını, birbirlerine herhangi bir husumetlerinin de söz konusu olmadığını, müvekkilinin arkadaşını kaybetmesinden dolayı derin üzüntüye girdiğini ve psikolojik olarak resmen çöktüğünü, manevi tazminatın yasal unsurlarının bu şekilde dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, yargılama sırasında alınan raporlara itiraz edildiğini ancak Yerel Mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, sadece davacının talepleri doğrultusunda hüküm tesis edildiğini,

sigortanın ödediği bedelin hiç dikkate alınmadığını, faizi ile birlikte toplam hesaptan düşürülmediğini, sigortanın ödediği bedelin faizinin hükümde sigortanın ödeyeceği miktar olarak gösterilen bedelden düşürülmediğini, murisin kemer takmaması, alkollü olması ve hatır taşıması nedeni ile en az % 20'şer oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yapılmadığını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların da fahiş yapıldığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin usulüne uygun hesaplanmadığını, hükmün açık olmadığını ve infaz kabiliyetinin bulunmadığını belirtmiştir.

Davalı ... istinaf dilekçesinde; araç sahibi olarak görünmesi nedeni ile davalı olarak gösterildiği davada asıl kusurlu olan diğer davalı ... olduğu halde kendisinin de sorumlu tutulduğunu, ölen kişinin kemer takmaması, alkollü olması, hatır taşıması yapılması, ölenin gelirinin yüksek hesaplanması nedeniyle tazminat miktarlarının yüksek hesaplanmış olduğunu, sigortanın ödediği bedellerin tazminat hesabından düşülmemiş olması, manevi tazminat miktarlarının fahiş olması, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin usulüne uygun olmaması ve hükmün infaz kabiliyetinin olmaması nedeniyle hatalı olduğunu belirtmiştir.

Davalı ...Ş. istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin bakiye poliçe limitinin dava dışı anne baba da dahil olmak üzere ancak 178.260,82 TL olduğunu, halen hayatta olan anne babaya pay ayrılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıların zararından sorumluluğunun en fazla 92.593,65 TL olabileceğini, asgari ücretin çok üzerinde bir gelirin esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, AYM kararı esas alınarak hesaplamanın PMF 1931 Yaşam Tablosu üzerinden yapılması ve hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminatın PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplanması gerektiği, davalı ... tarafından tazminat için yapılan ödemeler dikkate alınarak, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından, davalı tarafından yapılan ödemelerin yasal faiz işletilmek suretiyle güncellenerek düşülmesi gerektiği, uygulamaya göre çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumunda ise desteğin gelirden eşi ile birlikte 2 şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği yine eş,

çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay eşe 2 pay çocukların her birine 1 pay ana ve babaya birer pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına göre yapılan hesaplamanın doğru olduğu, müteveffanın aylık net ... geliri olmayan serbest olarak mesleki çalışma yapan, ticari işletmesi bulunan veya tarımsal faaliyet icra eden kişiler yönünden işletmesine ilişkin bilgileri, işletme defteri ve vergi kayıtları toplanarak, yapılan işten sağlanan bir gelirin bulunması halinde söz konusu işletmenin davacı mirasçılara intikal edebilir olduğu,

mirasçılarının da bundan gelir elde edebileceği gözetilerek bu gelirin elde edilmesinde ölen kişinin bedensel ve yönetsel katkısı belirlenip ölen kişinin yerine başkasının çalıştırılması olanağı göz önüne alınarak ona yapılacak ya da yapılması gereken ücret ... esas alınarak bu miktar üzerinden destek zararının hesaplanması gerektiği, hatır indiriminden sadece sürücünün değil, işleten ve eylemlerinden sorumlu olan sigorta şirketinin de yararlanması mümkün olup işleten ... lehine de hatır indirimi yapılmasının yerinde olduğu,

tarafların kusur durumu, ölenin yaşı, tarafların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumlarına ve olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatların az olduğu gerekçesiyle; tüm davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat açısından kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacıların davasının kısmen kabul,

kısmen reddi ile davacılardan ... için 78.171,92 TL destek tazminatının kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 76.496,64 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması, davalılardan Axa Sigorta A.Ş.'nin ise sorumluluğunun 28.371,28 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar Axa Sigorta A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine,

davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için 72.829,26 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ...'ın sorumluluğunun 68.480,00 TL ile sınırlı olması ve kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması,

davalılardan Axa Sigorta A.Ş.'nin ise sorumluluğunun 25.398,05 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar Axa Sigorta A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine,

davacının davalılardan ... yönünden fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacılardan ... için 335.314,70 TL destek tazminatının, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan Axa Sigorta A.Ş.'nin ise sorumluluğunun 124.491,49 TL ile sınırlı olması ve ilk ödeme olan 21.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar Axa Sigorta A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'ya verilmesine,

davacılar ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ... ve ...'ya verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 92 ve 96 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ıncı maddeleri

3. Değerlendirme: 1. Davalı ... vekilinin davacılar ... ve ... yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde;

İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı ... için temyize konu edilen ve hüküm altına alınan tutar 25.398,05 TL ve davacı ... için 28.371,28 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin bu davacılara yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı ... vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde,

2918 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine yer verilmiştir.

2918 sayılı Kanun'un 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak biçimde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.

Somut olayda; meydana gelen kazada davacıların desteği ölmüş, desteğin ölümü ile geride anne-babası, eş ve iki çocuğu kalmış, eldeki bu davada desteğin eşi ve çocukları olan davacılar destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş; davalı vekili, teminat limit ile sınırlı sorumlu olduklarını savunmuş, mahkemece alınan tazminat raporunda desteğin anne ve babasının hayatta olduğu ve onlarada pay ayrılması gerektiği gözetilerek tazminat hesabı yapılmış, yapılan yargılama sonucunda davalının davadan önce yapılan ödemesi düşülerek kalan poliçe limit olan 178.260.82 TL'den sorumluluğuna karar verilmiştir.

Mahkemece yapılan hesaplamada sadece dava açan davacılar (eş-çocuk) yönünden değil tüm hak sahipleri de (anne-baba) gözetilerek hesaplama yapılması doğru ise de tazminat miktarının belirlenmesinden sonra davaya konu kaza tarihi itibari ile davalının sorumlu olduğu teminat limitinin 330.000 TL olduğu, desteğin geride kalan anne ve babası için de bu teminat limiti miktarından pay ayrılması gerektiği ve davacılar yönünden hükmedilecek tazminat miktarları yönünden teminat limiti oranında garameten paylaştırmaya gidilmesi davalı ödemesinin düşülmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Buna göre; Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu kazayla ilgili olarak desteğin eşi ve çocukları olan davacılar yönünden hesaplanacak tazminat miktarı yönünden desteğin geride kalan anne ve babası için de tıpkı onlar da davacıymış gibi hesaplama yapılmak, yapılan hesaplamada davacı tarafın kararı temyiz etmediği gözetilerek usulü kazanılmış haklara uyularak, (güncel verilerin uygulanmaması, işlemiş ve işleyecek dönemin temyiz edilmeyen rapordaki tarihlere göre esas alınması gibi) bulunacak gerçek zararın garame hesabı yapılmak (teminat limitine oranlanmak) suretiyle, dava konusu talep yönünden davalı tarafın sorumluluğuna düşen miktarın tespiti için aynı bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1. Davalı ...Ş. vekilinin davacılar davacılar ... ve ... yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Davalı ...Ş. vekilinin davacı ... yönünden temyiz itirazının kabulü ile davacı ... yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21138, K. 2023/9449, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21138
Karar No
2023/9449
Tarih
19 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21159 K.2023/9999
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21185 K.2023/9581
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21189 K.2023/9582
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2021/21192 K.2023/9048
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/21195 K.2023/6774
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/21251 K.2023/6028

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.