KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21351 E., 2023/13356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1001 E., 2021/964 K.
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma·16 bölüm
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 22.06.2016
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul - Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİH : 23.01.2020
SAYISI
2018/659 E., 2020/53 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava dilekçesinde müteveffa Tahsin Üstünel'e davacı Sağlık Bakanlığına bağlı Osmaniye Devlet Hastanesinde uygulanan tıbbi müdahalenin yerinde olmadığı, hizmetin gerektiği gibi işlemediğinden bahisle ortaya çıkan ölüm hadisesi sonucunda maddi ve manevi zararların tahsili amacıyla dava dışı kişilerce Adana 2. İdare Mahkemesinin 2014/1184 esasına kayden davacı aleyhine tam yargı davası açıldığı, idarenin tazminata mahkum edildiği, davalı doktorun müteveffaya genel cerrah olarak müdahalede bulunmayıp plastik cerrahi servisine sevk etmesinin asli kusur olduğunu belirtip fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 367.322,93 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin müdahalesi sonucu hastanın hayatını kaybetmediğini, gerekli tetkikler yapıldıktan sonra başka birime yönlendirildiğini, yaralının hayatını kaybetmesi ile müvekkilinin faaliyetinin arasında her ne kadar doğrudan ilişki kurulmuş ve maddi manevi tazminata mahkum edilmiş ise de, bu tazminattan gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının iç organ yaralaması olup olmadığı hususunu araştırmaması nedeniyle müteveffanın ölümüne 4/8 oranında etki ettiği ve davacı idarenin ödediği tazminattan davalının kusuruna denk gelen 183.661,46 TL'yi davalıya rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 183.661,46 TL'nin 25.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ATK raporunda kendisine daha önce kusur yükletilmemiş olan dava dışı Bilsev'e kusur yüklendiğini, müvekkilini harç ödemeye mahkum edecek şekilde gider ve masraflara hükmedildiğini, gider ve ücreti vekalet noktasında da hukuka aykırı davranıldığını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu, yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinde hata edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının tam kusurlu olduğunu, 3/8'lik oransal kusurun göz ardı edildiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı doktorun kusurlu eylemi sonucu dava dışı ölenin yakınlarına ödenen tazminatın davalı hekimden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun geçici 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Resmi Gazete'de 27.05.2022 tarihinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15 nci maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13 üncü madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur.
Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir.
Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalı Op.
Dr. ...’in Osmaniye Devlet Hastanesinde genel cerrah olduğu, dava dışı Tahsin Üstünel isimli hastanın yakınları tarafından Osmaniye Devlet Hastanesinde uygulanan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru olduğundan bahisle Sağlık Bakanlığı aleyhine Adana 2. İdare Mahkemesinin 2016/316 Esas sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği; eldeki davanın anılan karar uyarınca ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir, Bu nedenle BAM kararının kaldırılmak suretiyle Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21351, K. 2023/13356, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama