KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21377 E., 2023/11876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/300 E., 2019/107 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
1.607 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde. 09.09.2006 tarihinde davalı ...'e ait olan ve ehliyetsiz davalı ...'in sevk ve idaresindeki davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile Sigortalı aracın, davacı ...'ün eşi, ... ve ...'in babası, ...'ün oğlu olan ...'ün sürücüsü olduğu ve davacı ...'ün eşi ...'ün yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu ... ile yolcu ...'ün vefat ettiğini, ...'ün yaralandığını, kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ... için eşi ...'in ölümü nedeniyle 20.000,00 TL manevi, davacı ...'ün oğlu ...'ün ölümü nedeniyle 10.000,00 TL manevi, davacı ...'ün eşinin ölümü nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi,
davacı ... için babasının ölümü nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi, davacı ... için babasının ölümü nedeniyle 5.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 85.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketinin poliçe bedeli ile sınırlı olmak üzere talep edilen maddi tazminat miktarından sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiş.
08.08.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 01.06.2011 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davacı ... için 89.768,97 TL maddi, davacı ... için 6.516,15 TL maddi, davacı ... için 9.125,33 TL maddi tazminat olmak üzere maddi tazminat talebini toplam 105.410,45 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalının kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını ve manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; sigortalı sürücünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili duruşmadaki beyanında davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise hakkaniyet boyutunda bir manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve davalı ...; davaya cevap vermemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.02.2014 tarihli ve 2006/362 Esas, 2014/37 Karar sayılı kararıyla; davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 4.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 09.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...
Sigorta A.Ş. dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacı ... için 26.571,54 TL maddi tazminatın ve davacı ... için 4.200,39 TL maddi tazminatın 09.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinin poliçe bedeli ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacı ...'ün maddi zararının tamamının karşılanmış olması sebebiyle konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar ..., ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 08.05.2017 tarihli ve 2014/25050 Esas, 2017/5139 Karar sayılı ilamıyla; davalılar ..., .... ve ... vekillerinin tüm ve davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...davacılar için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Dava dışı SGK Başkanlığı tarafından, davalılar aleyhine açılan Tavas Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2009/48 Esas 2013/27 Karar sayılı dosyasının dosya arasına alınmadan ve kararın kesinleşip kesinleşmediği hususunda herhangi bir araştırma yapmadan davacılara bağlanan SGK gelirinin ilk peşin sermaye değerinin indirildiği raporun hükme esas alınması da doğru görülmemiştir" gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozmaya uyularak yapılan yargılamada Tavas Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2009/48 Esas, 2013/27 Karar sayılı dosyasında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hak sahiplerine ödenen gelirin davalı ... mirasçılarından rücuen tahsili talebiyle açılan davanın kabulüne dair verilen kararın onandığı, SGK'dan gelen davacılar desteğinin hak sahiplerine rücuya tabi ölüm aylığı bağlandığına ilişkin müzekkere cevabı ve güncel veriler dikkate alınarak düzenlenen 05.03.2019 havale tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı,
davacıların ıslah talepleri doğrultusunda taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle; davacı ... için 89.768,97 TL ve davacı ... için 758,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi dışındaki davalılardan 09.09.2006 kaza tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta A.Ş. açısından 20.10.2006 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ...
Sigorta A.Ş'nin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlandırılmasına, davacı ...'ün destekten yoksun kalma talebinin tamamının dava tarihinden sonra karşılanmış olması sebebiyle konusuz kalan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... için 15.000,00 TL manevi, davacı ... için 10.000,00 TL manevi, davacı ... için 10.000,00 TL manevi, davacı ... için 10.000,00 TL manevi, davacı ... için 7.500,00 TL manevi tazminatın 09.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Sigorta A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 04.03.2019 tarihli bilirkişi raporu tebliğ edilmeden karar verildiğini, rapora karşı beyan veya itirazda bulunulamadığını, poliçe limiti kişi başına 57.000,00 TL olup bu tutarın kararda açıkça belirtilmediğini, limitin ölen kişi başına değerlendirildiğini, hükmolunan tazminatın ferileri hariç olmak üzere 90.527,77 TL olduğunu, poliçe teminat limitinin davacılardan kime ne tutarda paylaşılacağının oransal olarak belirlenmesi gerektiğini, tazminatın ferilerinin de limit ile sınırlandırılmadığını, poliçe limiti üzerinde kalan kısım yönünden sorumlu olunmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 09.09.2006 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacılar desteğinin sürücüsü ve davacı ...'in eşi ...'in yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu ölenlerin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Kanun'un 27, 280 ve 281 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 47 nci) maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 99 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.4.
3. Değerlendirme
1.Savunma hakkı, Anayasa'nın 36 ncı maddesinde güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde hükmüne göre, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”. 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi hükmünde de davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği düzenlenmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinde, bilirkişi raporunun birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği; aynı Kanun'un 281 inci maddesinde, tarafların bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebileceği hükme bağlanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, bozma sonrası hükme esas alınan 05.03.2019 havale tarihli bilirkişi raporunun davalı ... vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunun davalı ... vekiline usulüne uygun tebliğ edilmeksizin dava konusu tazminat talebi hakkında karar verilmesi, yukarıda açıklanan Anayasa ve Kanun maddelerine aykırıdır. Bu halde, mahkemenin davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını kullanmasına imkân tanıdığı ve adil bir yargılama yaparak sonuca ulaştığı söylenemez. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline bilirkişi raporu usulüne uygun tebliğ edilerek itirazlarını sunması için imkan tanınmalı; itirazlarını sunması halinde bu itirazlar doğrultusunda değerlendirme yapılmalı ve sonuca göre bir karar verilmelidir.
2. 2918 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.3. maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limiti dahilinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı ... için 89.768,97 TL ve davacı ... için 758,90 TL olmak üzere toplam 90.527,87 TL tazminatın davalılardan tahsiline, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir.
Davacıların maddi tazminat talebinden sorumluluğuna karar verilen davalı ... Sigorta A.Ş.'nin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatıyla, meydana gelen zararı poliçe teminat limiti dahilinde gidermekle yükümlü olduğu, davalı sigortacı tarafından sigortalanan araç nedeniyle ölüm halinde poliçe teminat limitinin kişi başına 57.500,00 TL olduğu ve bu limitin tazminat talep eden davacı sayısına göre değil ölen kişi sayısına göre belirlendiği; mahkeme hükümlerinin açık, anlaşılır ve infaz edilebilir mahiyette olmasındaki yasal zorunluluk gözetildiğinde; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğu teminat limitinin hükümde açıkça ve doğru biçimde yazılması yerine, poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğunun belirtilmesiyle yetinilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3. Maddi tazminat talebinden sorumluluğuna karar verilen davalı ... Sigorta A.Ş.'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatıyla, meydana gelen zararı poliçe limiti dahilinde gidermekle yükümlü olduğu, yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olduğu, zarar miktarının limiti geçmesi hâlinde sigortacı aleyhine hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu olduğu gözetilerek, poliçedeki limiti oranında yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin tamamından diğer davalılarla birlikte müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi de hatalı olmuş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünün (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalı ... Sigorta A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21377, K. 2023/11876, 6 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama