Davacılar vekili; 01/08/2015 tarihinde davacıların eşi ve babası olan desteğin maliki ve sürücüsü olduğu, davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... için 500,00 TL ve davacı ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08/08/2016 tarihli dilekçesi ile davacı ... yönünden talebini 115.494,98 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2016 tarih ve 2015/1500 E. -2016/573 K sayılı ilamında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davalı ... tarafından açılan davanın kabulü ile 115.494,98 TL maddi tazminatın 20/10/2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş;
hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 07/10/2020 tarih ve 2018/2622 Esas, 2020/5201 Karar sayılı bozma ilamı ile “....somut olayda %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü sigortalı murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatının sigorta teminatı kapsamında olmadı, poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu’nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber,
destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı teminat içi hallerin gösterildiğine göre, açıklanan gerekçelerle davacıların davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi ve karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi’nce reddedilmesinin doğru görülmediği...” hususlarına değinilerek hüküm bozulmuş ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiş,
bozmadan sonra mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna 28/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.