KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21718 E., 2022/17757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 28/05/2021 tarih 2021/İHK-15941 sayılı davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 13/12/2019 tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararların tazmini için açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 20.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.03.2021 tarihinde talebini 94.794,12 TL’ ye artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
... tarafından, talebin kısmen kabulüne, 92.706,66 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 30.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin 2.087,46 TL talebin reddine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
... tarafından, davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Cismani zarar nedeniyle maddi tazminat hesaplanmasında, kaza tarihi itibariyle Dairemiz uygulaması TRH 2010 (Erkek/Kadın) tablosundaki beklenen yaşam süresine göre bilinmeyen dönem zararının prograsif rant yöntemi (% 10 artırım ve % 10 iskonto) kullanılarak belirlenmesi yönündedir.
Somut olayda; 1.8 teknik faiz oranı ve TRH 2010 (Erkek/Kadın) hayat tablosundaki W=99 son yaş (tam hayat anüitesi) ile hesaplandığı anlaşılmaktadır. Bu hesaplama şekli dairemiz içtihatlarına aykırıdır.
Hakem heyetince yapılması gereken iş, % 1.8 teknik faiz oranı ile iskonto yapılması ve diğer hesap unsurlarına davacının itirazı olmadığı, dolayısıyla bu durumunun davalı lehine usuli müktesep hak oluşturduğu da gözetilerek bozmadan önceki hesap unsurları ile % 1.8 teknik faiz oranı ve TRH 2010 (Erkek/Kadın) tablosundaki beklenen yaşam süresine göre maluliyet tazminatının belirlenmesi için denetime elverişli aktüer bilirkişi raporu alınarak sonucuna hüküm kurulmasıdır.
3-... ... tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Yasası 30/17 madde ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete'de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21718, K. 2022/17757, 26 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama