KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21720 E., 2023/1008 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/468 Değişik İş-2021/449 Karar
- Sayısı
- İHK-2021/18456
- Hüküm/karar
- Davalının İtirazının Reddine
- Sayısı
- K-2021/24064
Karar Metni
1.184 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 17.12.2018 tarihinde davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalı olan aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek bariyerlere çarpması sonucu durur haldeyken, aynı yönde seyir halinde olan davacının yolcusu olduğu aracın sigortalı araç ile çarpışmasına bağlı gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile toplam 60.232,95 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; başvurunun dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükteki mevzuata göre, maluliyet ile uyumlu uzman doktorlardan alınması gerektiğini, kusur oranı tespitinin Adli Tıp Kurumu tarafından yapılması gerektiğini, tedavi masrafları, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlulukları olmadığını, başvurucunun müterafik kusurunun araştırılması gerektiğini, yapılacak hesaplamada TRH yaşam tablosunun esas alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi uyarınca işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmesi nedeni ile sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 60.232,95 TL'nin 12.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili, hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm tesisine elverişli olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, başvurana SGK tarafından iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının tespiti gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuran lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini savunarak itirazlarının kabulünü talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığa konu kaza tarihine göre maluliyet raporunda esas alınan yönetmelikte hata olmadığı, kaza ile illiyet bağının kurulduğu, uzman hekimlerden maluliyet raporu alındığı, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında kaldığı, başvuru sahibinin dosyada mevcut SGK kaydı uyarınca 4/c kaydı olduğu dikkate alınarak rücuya tabi geçici iş göremezlik ödemesi yapılmamış olacağını, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, tam vekalet ücretine hükmedilmesinde yanlışlık bulunmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ... kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6103 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekili, geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, davalı vekili ise geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddini savunmuştur.
Hakem heyetince, davacının geçici işgöremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinden davacının astsubay olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı çalışamadığı geçici iş göremezlik döneminde maaşını almaya devam edeceğinden, davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmesi doğru değildir. Davacının bu dönemde ancak düzenli ek gelirlerden mahrum kalması söz konusu olabilir.
Bu durumda, davacının geçici işgöremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kaldığı ek ödemeler, döner sermaye gelirleri gibi ek gelirleri araştırılarak çalışmadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle, geçici işgöremezlik süresi için ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne kadar süre için yapıldığı ve ne zaman tekrar çalışmaya başladığı da araştırılarak, hesaplama yapılması için ek aktüerya raporu alınması ve sonucuna göre (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78.nci maddesinde "Belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, bu yöndeki itirazın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kaza günü araçta yolcu olan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı, kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, davacının yaralanmasının ise frontal kemik fraktürü şeklinde oluştuğu anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacının yaralanmasının kafa bölgesinde olduğu dikkate alındığında emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılarak sonucuna göre müterafik kusur indirimi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4. 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21720, K. 2023/1008, 25 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama