KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/21839 E., 2022/17054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında ... İtiraz Hakem Heyetinin 11/07/2021 tarih 2021/İHK 21526 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili 10.04.2019 tarihinde, davalının ...'si olduğu aracın yaya konumunda olan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 52.462,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
... tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak taleple bağlılık ilkesine göre 52.462,00 TL'nin 09.11.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle Quick sigorta A.Ş tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiş; bu karara davalı vekili ... nezdinde itiraz etmiştir.
Sigorta ... tarafından itirazın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen 10/07/2020 tarihli DEÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli tıp Anabilim Dalı raporuna göre, kişiye anksiyete bozukluğu tanısı konulduğu belirtilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı %10 olarak belirlenmiştir. Adı geçen rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş, 5 doktor tarafından imzalanmıştır. Ancak raporda belirtilen psikolojik bozuklukların kaza ile illiyet bağı olup olmadığı, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği gibi bilgiler bulunmamaktadır. Rapor bu haliyle karar vermeye elverişli değildir.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra, davacının muayenesi de yapılarak aralarında psikiyatr doktorun da bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, 10/07/2020 tarihli DEÜ Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli tıp Anabilim Dalı raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen psikolojik rahatsızlıkların kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği,
tespit edilen maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespit edilerek (davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilmek kaydıyla), sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun üzerinde durulmamış olması doğru görülmemiştir.
3-Haksız fiile dayalı tazminat davalarında kusurun belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan kaza tesbit tutanağında kazanın oluşunda davalının ...' si olduğu araç sürücüsünün KTK 84/j maddesi uyarınca manevraları düzenleyen genel şartlara uymama kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, davacının KTK 68 / 1-c maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olacağının belirtildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan kusur raporunda davalının ...' si olduğu araç sürücüsünün yayalara ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı asli ve tam kusurlu, yaya Gülay Kaymakçı'nın kusursuz olduğunun belirtildiği ve hakem heyetince bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.Dosyadaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince,Adli Tıp Kurumu, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan, kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporları ve dosyadaki tüm delillerin değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
4-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21839, K. 2022/17054, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama