KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22038 E., 2022/16992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davası hakkında İtiraz Hakem Heyetince verilen 11.07.2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; 10.04.2020 tarihinde davalı şirkete sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu gerçekleşen kazada davacının yaralandığını sunulan rapora göre %13 sürekli engel oranı tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 09.07.2021 tarihli dilekçesi ile talebini 90.016.91 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta ... tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; talebin usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta ... tarafından; davacı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 15.04.2021 – K-2021/44576 sayılı karara karşı yaptığı itirazın kabulüyle hakem kararının kaldırılarak yeniden karar oluşturulmasına, talebin kısmen kabulüyle, 88.173,91 TL sürekli maluliyet tazminatının 17.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.09.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %13 olarak belirlenmiştir.
Anılan bu raporun tanziminde, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellerin kullanılması, Dairemizin yerleşik uygulamalarıyla kabul edildiğinden kullanılan cetvel bakımından rapor usule uygundur.
Ne var ki; raporun düzenlenmesinde davacı muayene edilmediği gibi davacıda 10.04.2020 tarihli kazadan kaynaklı olarak “vertebra çökme fraktürü” saptandığı belirtildiği halde iyileşme süresinin beklenmediği, 04.09.2020 tarihli raporun kazadan 5 ay sonra düzenlendiği görülmektedir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının davaya konu kazadaki yaralanmasına ilişkin tüm tedavi belgelerinin davacı taraftan sorularak temin edilmesinden sonra, muayenesi yapılmak ve yönetmelik ekindeki cetvelde ilgili maluliyet tespiti için belirtilen süreler de gözetilerek davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının, yukarıdaki açıklamalar ışığında tespiti ile oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22038, K. 2022/16992, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama