KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2021/22083 E., 2022/17547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 01.02.2019 tarihinde davacı idaresindeki araç ile davalı ... şirketine trafik (...) sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere 5.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23.01.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 49.788,93 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulü ile 49.788,93 TL tazminatın 08.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara, davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; itirazın reddine karar verilmiş; itirazın reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Katip Çelebi Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 10.01.2020 tarihli rapor ... tarafından benimsenmiş olup anılan bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan daimi maluliyeti %5 olarak belirlenmiştir. Ne var ki, anılan raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30.03.2013 tarihli Özürlülük
Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, karara esas almaya elverişli olmadığından maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda, ... tarafından kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre uzman bilirkişi heyetinden davacının kaza nedeniyle uğradığı daimi çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre (usulü kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Hakem Heyetince, dava konusu kaza ile ilgili hiçbir kusur raporu alınmaksızın hesaplanan zararın %75’inin davalı ... tarafından tazminine karar verilmiştir.
Olay sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağında, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kavşaklara yaklaşırken yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal ettiği belirtilerek asli kusurlu, davacı sürücünün kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü asli (%75) kusurlu kabul edilerek karar verilmiştir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kazaya ilişkin ceza dosyası da celp edilerek İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden dosyadaki tüm deliller ve ceza dosyası birlikte değerlendirilerek kusur oranlarının belirlenmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kaza tespit tutanağı ile yetinilerek eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/22083, K. 2022/17547, 22 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama